Sara / Epilepsi için çözüm
Sara \ Epilepsi
Kadim tıpta Sara (Epilepsi), genel olarak beynin karıncıklarında (ventriküllerinde) meydana gelen ve his ile hareketin sağlandığı sinirsel akışın (ruh-u nefsani) geçişini engelleyen "kısmi bir tıkanıklık" olarak tanımlanır. Beyin, bu tıkanıklığa neden olan zararlı maddeyi dışarı atmak için çırpınır ve bu durum kasılmalara yol açar.
Kadim Tıbba Göre Sara Hastalığının Çeşitleri ve Alametleri
Saranın kaynağına göre hastalık 3 ana kategoriye ayrılır. Sebepler ve belirtiler bu çeşitlere göre değişir:
1.Doğrudan beyin kaynaklı sara
Zararlı maddenin (hıltın) doğrudan beynin içinde üretildiği veya orada biriktiği türdür.
Sebepler: Beyinde çoğunlukla koyu balgam (soğuk-ıslak mizaç) veya sevda (kara safra/soğuk-kuru mizaç) hıltının birikmesi. Başa alınan şiddetli darbeler, beyin zarlarındaki iltihaplar veya doğuştan gelen mizaç bozuklukları.
Alametler: Nöbetler aniden gelir. Nöbet öncesinde başta sürekli bir ağırlık, şiddetli baş ağrısı, zihinsel durgunluk, yüzde şişkinlik veya solgunluk, gözlerin önünde kararma ve kulak çınlaması görülür. Hastanın nöbet anında ağzından köpük gelir.
2.Mide etkileşimli sara
Hastalığın asıl kaynağının mide olduğu, ancak beyni etkileyerek nöbete yol açtığı türdür.
Sebepler: Midede hazmedilemeyen kötü gıdaların çürümesi ve burada oluşan zararlı, zehirli buharların damarlar ve sinirler yoluyla beyne yükselerek tıkanıklık yapması
Alametler: Nöbetler genellikle yemeklerden sonra veya mide boşken (aşırı açlıkta) tetiklenir. Nöbet öncesinde midede kazınma, yanma, geğirti, mide bulantısı, kalp çarpıntısı ve göğüs sıkışması hissedilir
3.Diğer uzuvların etkileşimiyle olan sara
Mide dışındaki bir uzuvdan (örneğin kol, bacak, rahim veya dalak) başlayan türdür. Modern tıptaki "Aura" (nöbetin geldiğini hissetme) kavramının kadim tıptaki karşılığıdır
Sebepleri: Vücudun uç noktalarında (örneğin bir parmakta) veya rahim gibi iç organlarda biriken zehirli bir maddenin yavaşça beyne doğru ilerlemesi
Alametler: Nöbet başlamadan önce hasta, elinden, ayağından veya başka bir uzvundan beynine doğru "soğuk bir rüzgarın, karınca gezinmesinin veya dumanın" tırmandığını hisseder. Bu his beyne ulaştığı anda hasta bilincini kaybeder ve düşer
Teşhisler
Görüş: temel sebep, beynin ön ve orta karıncıklarındaki tıkanıklıktır. Beyin, bu yabancı maddeyi silkeleyip atmak için istemsizce kasılır (spazm)
Bu noktada İbni sina!
Ergenlikten (25 yaş) önce başlayan saranın tedavi edilebileceğini, ancak 25 yaşından sonra başlayan veya doğuştan gelip kronikleşen saranın tedavisinin çok zor (veya imkansız) olduğunu belirtmiştir. Ayriyeten çocuklarda sık görülen nöbetlerin (febril konvülsiyonlar) yaş ilerledikçe iyileşebileceğini vurgulamıştır
Benim görüşüm!
İlaçlar ve ayrıca havas usulleriyle 25 yaşından sonraki hatta kronik sarayıda iyileştirmek mümkündür.
Sara! Bazen sadece hıltların birikmesiyle değil, çevresel faktörler ve diyetle doğrudan ilişkili oluşabilir. Aşırı cinsel ilişki, sürekli sarhoşluk veren maddelerin kullanımı ve aşırı sıcak/soğuk havalara aniden maruz kalmak beyindeki sıvıları bozarak sarayı tetikler.
Bedende biriken bozuk hıltların cinsine göre Sara çeşitleri:
Eğer sebep Balgam ise (balgami sara), nöbet anında hastanın ağzından aşırı miktarda köpük gelir, yüzü soluktur ve nöbet sonrası uykusu çok uzundur. Eğer sebep Sevda ise (sevdavi sara), hastanın yüzü esmer/kuru olur, nöbet öncesi aşırı korku, melankoli, evham ve vesvese (psikolojik belirtiler) görülür, ağızdan köpük gelmesi ise daha azdır
Anatomik damar ve hava (ruh) akışı üzerinden bakacak olursak: Kalpten beyne giden damarlardaki kanın kalitesinin düşmesi ve kanla taşınan "ruh-u hayvani"nin zehirlenmesini ana sebeptir
Bu arada: astronomik/astrolojik döngülerin (özellikle Ay'ın fazlarının) hıltlar üzerindeki çekim etkisi (tıpkı gelgit gibi) sara nöbetlerinide tetikleyebilir
Ay dolunay halindeyken bedendeki sıvılar (özellikle beyindeki balgam) kabarır ve bu nöbetleri artırır
Tedaviler
Kadim tıpta kesin sonuç, hastanın yaşına (özellikle 25 yaş altı olmasına) ve mizacına bağlı kabul edilir
~Beyni tıkayan hıltı (zararlı sıvıyı) temizleyen ve beyni güçlendiren ilaç
İlaç 1 Şakayık kökü şerbeti
Malzeme:
Kurutulmuş ud-ı salib kökü (Paeonia officinalis) 5 gr
Saf bal - 20 gr
Su 1 bardak (200 ml)
Yapımı:
Ud-ı salib kökü taş havanda dövülerek un haline gelene kadar ezilir
Kaynamış ve ılımış suyun içine bal eklenerek şerbet yapılır
Toz halindeki kök bu şerbete karıştırılır
Kullanım:
Her gün sabah aç karnına 1 bardak içilir
Ud-ı salip kökünün tozunun yutulmasının yanı sıra, hastanın boynuna bu kökün bir parçasının kolye olarak asılmasıda fayda sağlar
İlaç 2 Ayaric-i rufus
~Beynin derinliklerine yerleşmiş koyu balgamı ve sevdayı bağırsaklar yoluyla şiddetle söktürüp atmak (istifrağ) için kullanılan çok güçlü bir beyin müshilidir
Malzeme:
Ebu cehil karpuzu özü (çok zehirlidir, çok dikkatli kullanılmalı) 3 gr
Kunduz hayası salgısı 3 gr
Karabiber 3 gr
Kereviz tohumu 3 gr
Köpüğü alınmış bal -30 gr
Yapımı:
Tüm kuru otlar ve hayvansal maddeler incecik toz olana kadar öğütülür
Köpüğü alınmış (kaynatılarak suyu uçurulmuş) sıcak balın içine atılarak macun kıvamına getirilir ve cam/toprak bir kapta 6 ay bekletilerek (fermantasyon) zehri kırılır
Kullanım
Ayda sadece bir kez, gece yatmadan önce yaklaşık 3-4 gr yutulur ve üzerine sıcak su içilir. Hasta ertesi gün şiddetli ishal olarak beyindeki tıkanıklığa sebep olan hıltı vücuttan atar
İlaç 3: Karabaş otu, Beyin süpürgesi
Malzeme:
Kurutulmuş karabaş otu çiçeği 15 gr
Çekirdeksiz siyah kuru üzüm 30 gr
Su 500 ml
Yapılış:
Siyah üzümler havanda hafifçe ezilir
Karabaş otu ile birlikte 500 ml suya atılır. Su yarı yarıya (250 ml) kalana kadar kısık ateşte kaynatılır. Altı kapatılır, demlenmeye bırakılır ve ince bir tülbentten süzülür
Kullanım:
40 gün boyunca her gece yatmadan önce ılık olarak 1 çay bardağı içilir.
İlaç 4: Sedef otu ve hardallı burun damlası
~Auralı sara türünde, hasta nöbetin geldiğini hissettiği an (göz kararması, uzuvlarda uyuşma) nöbeti durdurmak için şok etkisi yapan bir ilaçtır
Malzeme:
Taze sedef otu suyu 5 gr
Toz hardal 1 gr
Keskin üzüm srkesi 5 gr
Yapılış:
Taze sedef otu havanda dövülerek suyu sıkılır İçine çok ince çekilmiş hardal tozu ve keskin sirke eklenerek iyice karıştırılır
Kullanım:
Nöbetin geleceği hissedildiği an veya hasta nöbet geçirip bayıldığında, hastanın burnuna 2'şer damla damlatılır. Bu karışım beyin sinirlerini aşırı uyarır, hastayı şiddetle hapşırtarak beynin karıncıklarındaki tıkanıklığı anında açar ve bilinci geri getirir
İlaç 5: Küçük itrifal macunu
~Mideyi güçlendirerek mideden beyne zehirli buharların çıkmasını engelleyen, böylece sara nöbetini kökten kesen meşhur reçetedir
Malzeme:
Sarı helile 10 gr
Kara helile 10 gr
Belile 10 gr
Amla (Bektaşi üzümü) 10 gr
Tatlı badem yağı 10 gr
Saf bal 120 gr
Yapımı:
Helile, belile ve amla çekirdekleri çıkarılarak havanda çok ince dövülür. Toz halindeki bu bitkiler, badem yağı ile tavada çok hafif kavrulur Sonra sıcak balın içine atılarak macun yapılır
Kullanımı:
Her yemekten sonra 1 tatlı kaşığı (yaklaşık 7-8 gram) yutulur. Midedeki sindirimi kusursuzlaştırır ve buharlaşmayı önler
İlaç 6: Filozofların macunu
~Zayıflamış sinir sistemini ısıtıp güçlendirerek beynin nöbet geçirmesini önleyen efsanevi bir formüldür
Malzeme:
Zencefil 5 gr
Darülfülfül 5 gr
Tarçın 5 gr
Kakule 5 gr
Kuru üzüm 50 gr
Çam fıstığı 15 gr
Bal 150 gr
Yapımı:
Kuru üzüm püre haline getirilir. Baharatlar ve çam fıstığı incecik dövülür. Tüm malzeme bal ile yoğrulur
Kullanım:
Sabahları aç karnına 1 tatlı kaşığı (yaklaşık 5 gr) yenir. Soğuk mizaçlı sara hastalarında sinir akışını hızlandırır
Bundan başka daha bir çoook faydaları vardır. Merak edenler internette araştırsın
İlaç 7: Sığır dili otu ve inci şerbeti
~Sevdavi (melankolik) sarada kalpten beyne giden kanı temizlemek ve beyni ferahlatmak için kullanılır
Malzeme:
Sığır dili otu çiçeği 20 gr
İşlenmemiş gerçek inci tozu 1 gr
Nöbet şekeri (Kaya şekeri) 50 gr
Su 500 ml
Yapılışı:
Sığır dili otu suda kaynatılır ve süzülür. Nöbet şekeri eklenerek şurup kıvamına getirilir. İçine havanda günlerce dövülerek pudra haline getirilmiş 1 gram inci tozu eklenir. İnci, kadim tıpta kalp ve beyni en çok ferahlatan maddedir ayrıca Ruhsal kuvveti artırır
Kullanımı:
Sabah ve akşam 1'er fincan (50 ml) içilir
İlaç 8: Papatya ve kunduz hayası salgısıyla masaj yağı (Harici kullanım)
~Nöbet sırasında kasılan kasları ve çırpınmayı (ihtilaç) durdurmak, sinirleri yumuşatmak için haricen kullanılır.
Malzeme:
Kunduz salgısı tozu 2 gr
Saf papatya yağı 50 gr
Yapılışı:
Papatya yağı benmari usulü hafifçe ısıtılır. İçine Kunduz hayası salgısı tozu atılır ve iyice çözünene kadar karıştırılır
Kullanım:
Nöbet anında veya sonrasında, hastanın omurgasına (boyundan kuyruk sokumuna kadar) ve kasılan eklemlerine bu yağ ile sertçe masaj yapılır. Bu yağ sinirlerdeki spazmı fiziksel olarak çözer
İlaç 9: Kehribar ve mercan terkibi
~Beyin karıncıklarındaki aşırı nemi (soğuk-ıslak balgamı) kurutmak ve beyin dokusunu sıkılaştırmak için kullanılan mineral ağırlıklı ilaç
Malzeme:
Saf sarı kehribar 3 gr
Kırmızı mercan 3 gr
Kırmızı gül suyu 100 ml
Yapımı:
Kehribar ve kırmızı mercan, taş havanda saatlerce, hiçbir pürüz kalmayacak şekilde (göze çekilecek sürme inceliğinde) dövülür
Kullanım:
Bu tozdan her gün yaklaşık 0.2 gr (bir bıçak ucu kadar) alınır, 1 fincan hakiki gül suyu ile karıştırılıp içilir. Bu ilac özellikle Ay'ın dolunay evresinde artan nöbetleri durdurur
İlaç 10: Akırıkarha ve sirkencübin gargarası
~Beynin ön lobunda biriken ve tıkanıklık yapan yapışkan hıltları ağız/damak yoluyla çekip atmak için
Malzeme:
Akırıkarha kökü 10 gr
Keskin elma sirkesi 50 ml
Bal 100 ml
Yapılışı:
Sirke ve bal kaynatılarak sirkencübin yapılır. Akırıkarha kökleri bu karışımın içinde bir süre kaynatılıp süzülür
Kullanım:
İlaç yutulmaz. Hasta sabahları aç karnına bu sıvıdan bir yudum alır, başını geriye atarak dakikalarca gargara yapar. Akırıkarha çok keskin bir bitkidir; damak ve geniz yoluyla beyni uyarır, ağızdan bol miktarda tükürük ve balgam gelmesini sağlayarak kafanın içindeki basıncı ve tıkanıklığı fiziksel olarak boşaltır
~ Havas uygulamaları ile tedavi
Uygulama süreci
1: Hazırlık ve mürekkep
Geleneksel havass yazımında sıradan mürekkep kullanılmaz. Yazının ruhani bir tesiri olabilmesi için özel bir karışım hazırlanır:
Mürekkep İçeriği: Safran, misk ve gül suyu benmari usulü eritilerek süzülür. Yazım aracı olarak kamış kalem kullanılır
Şartlar: Yazıyı yazacak kişinin abdestli olması, temiz bir mekânda bulunması ve metinlerde "Eşref Saati" (genellikle Güneş veya Müşteri/Jüpiter saati) olarak belirtilen zaman dilimini seçmesi şarttır
2: Terkipte Kullanılan Ayetler ve Esmalar
Esmâ-ül Hüsna: Yâ Hafîz (Koruyan), Yâ Mâni' (Engelleyen), Yâ Şâfî (Şifa veren), Yâ Kavi (Güçlü olan).
Ayet-i Kerimeler:
Âyetü'l-Kürsî (Bakara Suresi, 255. Ayet)
Sâffât Suresi (1-10. Ayetler - Manevi korunma için)
Mü'minûn Suresi (115-118. Ayetler)
Haşr Suresi (21-24. Ayetler)
Cinn Suresi (İlk 6 ayeti)
3: Vefk ve tılsımın çizilmesi
Saralı hastalar için sıklıkla 3 (Müselles) vefk çizilir
Çizimi:
Temiz bir ceylan derisi veya boyasız ham kağıt üzerine safranlı mürekkep ile müselles vefk çizilir.
Karelerin doldurulması:
Örneğin "Yâ Şâfî" isminin ebced değeri (391) veya ilgili korunma ayetinin ebced katsayısı belirli bir matematiksel kurala göre karelere yerleştirilir.
Etrafının kuşatılması:
Karenin dört bir tarafına dıştan dolaşacak şekilde Âyetü'l-Kürsî ve "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm" duası yazılır
4: İçme suyu {şifa suyu} uygulaması
Yazma işleminden sonra iki ayrı nüsha çıkarılır. Bir tanesi hastanın taşıması, diğeri ise içmesi içindir:
Porselen veya cam beyaz bir tabağın içine safranlı mürekkeple Sâffât Suresi'nin ilk 10 ayeti ve şifa ayetleri yazılır.
Tabağa yağmur suyu veya zemzem dökülerek mürekkebin suya geçmesi sağlanır.
Bu su, hastaya 7 gün boyunca sabah aç karnına içirilir.
5: Buhurlama ve taşıma
Hazırlanan taşıma nüshası (muska/vefk) katlanıp deriyle kaplanmadan önce özel kokularla tütsülenir:
Sara için üzerlik tohumu (üzerlik), Cava günlüğü (lüban) ve Çörek otu yakılarak nüsha bu dumana tutulur.
Ardından nüsha üçgen şeklinde katlanır, muşamba veya deri ile muhafaza edilerek hastanın boynuna veya sağ koluna asılır.
|