Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 29.07.17, 01:08
Havasokulu Havasokulu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 28.04.15
Bulunduğu yer: Nefes Aldığım Yerde
Mesajlar: 14,715
Etiketlendiği Mesaj: 905 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Veysel karani ashap'tan büyüktür diyenlere

VEYSEL KARANİ ASHÂP'TAN BÜYÜKTÜR DİYENLERE :

"Veysel Karani Hz. leri, Ashâb'dan büyüktür" diyenler; Hz. Ömer (ra) ile Hz. Veysel Karani Hz. leri arasındaki olan hadiseleri misal getirip, delil gösteriyorlar.

Bu sözler yanlıştır. Ashâp, tabîînden büyüktür. Hz. Ömer (ra), Ashâptır. Veysel Karani, tabîîndir.

(Ramuz’ul Ehadis, Hâdîs-i Şerîf, No: 5391)

Manâ'sı: Kim (sahabelerden birini) Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali (Allah onlardan razı olsun)den üstün görürse, benim onlar hakkındaki dediğimi red etmiş ve onların güzel vasıflarını yalanlamış ve benim yoluma muhalefet etmiş olur.
(Ramuz’ul Ehadis, Hadis No: 1126)

Manâ'sı: Ashabıma saygı gösterin, sonra onları takib edenlere, sonra takib edenlere, takib edenlere (ikrâm edin). Sonra yalan yaygın hale gelecek, öylesine ki, kişi, kendisine yemin teklif edilmeden önce yemin edecek; şahitlik yapması istenmeden, şahitlik yapmaya kalkışacak. Cennet saadetini isteyen kişi, cemaate, büyük cemaate ki; sahabe ile tabiînin ve ehli sünnetin topluluğuna sarılsın. Sakın tefrikaya düşmeyin. Çünkü şeytan tek kişinin yanından ayrılmaz. Şeytan iki kişiden biraz daha uzaktır. Bir erkek, (yabancı) kadınla katiyen başbaşa kalmasın! Çünkü üçüncüleri şeytandır! Her kim; iyiliği sevindirir, kötülüğü üzerse işte o, mü'mindir.

"Cennet saadetini isteyen kişi, cemaate büyük cemaatteki; sahabe ile tabîînin ve ehli sünnet'in topluluğuna sarılsın." Ehli sünnet diye, Hadis-i Şerif'te söylüyor. Ona sarılsın diyor. Sahabede, tabîînde büyük cemaatte. Bunların hepsinin temsilcisi, Ehli Sünnet Vel Cemaat mezhebi oluyor. Bu hadisle, tasdik ediliyor. Ehli Sünnet Vel Cemaat mezhebinden ayrılanların vay haline! İtikatta, Ehli Sünnet Vel Cemaat. Amelde, Şafîî, Malikî, Hanbeli, Hanefi'dir. Demek ki, diğer mezhepler batıldır, mezheb haricidir. Beşinci mezheptir. Ehli sünnet, dört mezhebi kast ettiğine göre, başka mezhepler batıl oluyor.

Onun için derler ki: "en son Mekke Fethinden sonra müslüman olan Vahşi, İmam-ı Azam'dan büyüktür".

Kur'an-ı Kerim'de; Hızır (as)'ın, Musa (as)'a ilim öğretmesi var. Derecede, Musa (as) çok büyük. İlmü Ledünde, ilimde Hızır(as) büyüktür. Aynı onun gibi Veysel Karani İlimde büyük. Allah(cc) yanında derecede Hz. Ömer (ra) ve Ashâb büyüktür. Babam bunu izah etmek için şöyle bir misal getirdi:

Gaziantep vilâyeti, bir adamın olsa. İslahiye kazası diğer bir adamın olsa. İslahiye kazası kendinin olanın otluk, sulak, bağlık, bahçelik beş on dönümlük bir yaylalık yeri olsa. Gaziantep vilâyeti, kendinin olanın şehrin sınırından başka hiç bir şeyi olmasa, zenginlik bakımından hangisi zengindir? İmrenme bakımından hangisi, diğerine imrenir? Ben:

– Gaziantep kendinin olan, İslahiye kendinin olanı on sefer satın alır. İslahiye kendinin olana, Gaziantep kendinin olan öyle bağlık, bahçelik, sulak yeri olmadığı için imrenir, dedim. Babam:

– İşte aynı onun gibi, Ashâb, Gaziantep kendinin olan gibi, Veysel Karani, İslahiye kazası kendinin olan gibidir, diye buyurdu.

(Ramuz’ul Ehadis, Hadis No: 2869)

Manâ'sı: Allah için sevişenler kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı o gün, Allah'ın arşının gölgesinde olacaklardır. Onlara nurdan bir kürsi konacaktır. Allah'a öylesine yakın olacaklardır ki, Peygamberler, sıddıklar ve şehitler bile onlara gıpta edecektir.

Bu hadisin açıklamasını, Babama sorduk. Şöyle buyurdu:

Peygamberler, Gaziantep kendinin olan gibi. Peygamberimiz(sav)'in ümmetindeki bu şahıslarda, İslahiye kendinin olan gibidir. Allah (cc) yanında derecede, Peygamberler büyük. Peygamberimiz (sav)'in hürmetine, cennette ayriyeten özel makamda Peygamberimiz (sav)'in ümmetine aittir. Onlar büyüktür.

Allah (cc), Peygamberimiz (sav)'in ümmetinde hiç bir ümmete mahsus olmayan makamlar yaratmıştır. Bu da Peygamberimiz (sav)'in büyüklüğündendir.

Hz. Ömer (ra), herkese, Hz. Resulullah'ı sordu:

– Üveys gibi gördün mü? dedi. Hz. Aişe Validemize de sordu: Hz. Aişe:

– Hz. Resulullah'ın kuşağını her gün ben sarardım. Bir gün kuşak yetişmedi. O zaman yüzüne baktım. Başı Arş-ı Âlâ'dan yukarda ayakları Tahte-s-serâ'dan aşağıda. Yine Hz. Ömer (ra) sora sora Hz. Ali (ra)'ye geldi. Hz. Ali (ra) şöyle söyledi:

– Mekke'yi zaptettik, putları kırıyoruz. Bir put boyu yüksek ancak bir adam omuzuna diğer bir adam basarsa boyu yetişir, kırar. Hz. Resulullah (sav):

– Omuzuma bas da putu kır, dedim. Peygamberimiz (sav):

– Ya Ali! Sen beni götüremezsin, sen benim omuzuma bas, dedi. Omuzuna bastım. Başımı, Arş-ı Âlâ'dan yukarda buldum. Biraz sonra o hal geçti. Boyum putun seviyesine indi. Vurdum, kırdım.

Hz. Ömer (ra), "Yemen'in Karan köyünde bir deve çobanı. Peygamberimiz (sav)'i zahir gözü ile görmeyip bu hallere erişsin. Bizim devamlı yanımızda, biz neden onun gibi olmayalım" dedi. Mübarek vücudunu riyazetle eritti. Tekrar yiyerek et tuttu. Bu hal, yedi sene sürdü. Bu da Veysel Karani'nin tavsiyesi üzerine olmuştu. En sonunda o hal, Hz. Ömer(ra)'de de oldu. Hz. Ömer (ra)'de, Veysel Karani (Rahimehullahi aleyh) gibi gördü.

Hz. Ali (ra) ile Hz. Muaviye (ra) arasında sıffın harbi oldu. O harpte Hz. Ali (kv)'nin askeri olarak, Hz. Muaviye (ra)'nün askeri tarafından, Veysel Karani şehit edildi. Kabrinin konulacağı yer için anlaşamadılar. Sıffinliler:

– Burda şehit düştü, buraya gömelim, dediler. Yemenliler:

– Memleketi Yemen'dir, oraya götüreceğiz, dediler. Siirt, o zamanda Acemlilerin elinde idi. Acem toprağı idi. Aralarında harp çıkacaktı. En son Hz. Ali (kv);

– Üç tabut yaptırın, yanına koyun. Hangisine girerse, herkes hakkına razı olsun, dedi. Üç yerin askeri, sabaha kadar başında beklediler. Acemliler, kendi tabutlarının içinde gördüler, Siirt'e getirdiler. Yemenliler, kendi tabutlarında görüp, Yemen'e götürdü. Sıffinliler, kendi tabutlarında görüp, onlar da oraya defin ettiler. Böylelikle üç yerde kabri vardır.



Anasından doğdu dünyaya geldi,

Melekler altına kanadın serdi,

Rasulun hırkası tacını giydi.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yari.



Bin deveyi bir akçaya güderdi,

Onun da yarısını sadaka verirdi,

Deve bilesince zikir ederdi.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.



Annesinden destur aldı, durmadı,

Kâ'be yollarından gözün ırmadı,

Geldi Peygamberi evde bulmadı.



Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.



Elinde asası hurma dalından,

Onun abası deve tüyünden,

Asla hata çıkmaz anın dilinden.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.



Yastığı taştandı, hırkası postu,

Ümmeti cennetlik etmektir kastı,

Hakk'ın sevgilisi Rasul'un dostu.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.



Yanına Ömer ve Ashâb geldiler,

Araya araya dağda buldular,

"Üveysi sen misin söyle" dediler.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.



Erenler önünde kemer belinde,

Nurdan beni vardır sağ elinde,

O zat cümle evliyâ'nın dilinde.

Yemen illerinde Veysel Karani,

Odur, Peygamberin sevgili yâri.


__________________
Sözün kıymetini '' Lal'' olandan,
Ekmeğini kıymetini ''Aç '' olandan,
Aşkın kıymetini ''Hiç'' olandan öğren..

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148