Kibir, İnsanın Başkalarından Daha Büyük Olduğunu Zannetmesi, Tekebbürse, Bu Düşünceyi Hâl ve Hareketleriyle Ortaya Koymasıdır. Hâlbuki Büyüklük İddiasında Bulunmak ve Onu İspat Etmek, Ancak Allah’a Lâyıktır. Mahlûkattan Kim Bunu İddia Ederse, Yalancı Olur.
Kibir, Kendini Beğenmeden Doğar. Kendini Beğenmekse Tüm Güzelliklerin Hakîki Kaynağını Bilmemekten İleri Gelir. Bütün Güzellikler İnsandan Değil, Allah’tandır. Cehâlet, Hakîkât-i İnsaniyyeden Uzaklaşmaktır.
Allahû Teâlâ, Şu Sözleriyle Kibrin Ne Kadar Büyük Bir Günâh Olduğunu Açıklamıştır:
Allah, Kibredenleri Katiyen Sevmez [Nahl 16/123.].
Kibredip Büyüklük Taslayanların Yeri Cehennem Değil mi [Zümer 39/60.].
Bir Kûdsî Hadîste de, “Büyüklük Benim Ridâm, Ululuk İzârımdır. Kim Bu İkisinden Biriyle Benimle Çekişmeye (Yarışa) Girerse, Onu Helâk Ederim!” İkâzı Yapılmış, Diğer Bir Rivâyette ise “Onu Cehenneme Atarım [Müslim Birr, 136; Ebû Dâvûd, Libâs, 25; İbn Mâce, Zühd, 136; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/248, 376.].” Buyurulmuştur.
Allahû Teâlâ, İnsanı Taşkınlığından Vazgeçirip Haddine Getirmek İçin, Şöyle Buyurmuştur:
Yeryüzünde Kibir ve Azâmetle Yürüme! Çünkü Sen, Asla Yeri Yaramazsın ve Boyca da Dağlara Erişemezsin [İsrâ 17/37.].
Şimdi İnsan Baksın (Düşünsün), Neden Yaratıldı? O, Atılan Bir Sudan (Meniden) Yaratıldı [Târık 86/5-6.].
Kibirlenen İnsanı, Bundan Daha Fazla Kınayan, Allahû Teâlâ’nın Şu Sözüdür:
Kahrolası (Kâfir) İnsan Ne Nankör Şey! (Bu Kibir ve Gurur Niye? O, Hiç Düşünmez mi) Onu Yaratan Neden Yarattı? Bir Meni Parçasından Yarattı da (İnsan) Biçimine Koydu [Abese 80/17-19.].
Sûfîlerden Biri, Kibir İçerisinde Çalım Atan Birisine, “Başlangıcın Belden Atılmış Meni, Sonun Kokmuş Leştir. Sen ise İkisi Arasında Pislik Taşıyıcısın. Öyleyse Bu Kibir Neye!” Diyerek, Kibrin Anlamsızlığını Belirtmiştir. Şâir de Bu Manâyı, Şöyle Nazma Dökmüştür:
Nasıl Kibirlenir O Kimse ki İçindeki Pisliği,
Hep Onunla Bulunur, Sanki Sevgilisi Gibi!
Kalpten Tevâzu Gidip Yerine Kibir Yerleşince, Onun Eseri Vücûddaki Bâzı Organlarda Görülmeye Başlar. Çünkü Bir Kapta Ne Varsa, Dışına O Sızar. Kibir Bâzen, Boynun Kasılması, Bâzen de Yüzün Kırışıp İnsanların Küçük Görülmesi Şeklinde Ortaya Çıkar. Nitekim Âyet-i Kerîmede, “İnsanlara Karşı Yanağını Çevirip Yüzünü Kırıştırma [Lokman 31/18.].” Buyurulmuştur.
Nefsin İsyâna Meyletmesi Ânında Kibrin Alâmeti Başta Gözükebilir. Hakk Teâlâ Bu Durumu, Şu Âyette Gözler Önüne Sermiştir; Onlara “Gelin Allah’ın Rasülu Sizin İçin Mâğfiret Dilesin” Denildiği Zaman, Başlarını Çevirirler ve Onların Kibir İçerisinde Yüz Çevirdiklerini Görürsün [Münâfikûn 63/5.].
|