Gönül Yapmak Gönül Yıkmak
Gönül Yapmak, Gönül Yıkmak;
Yunus Emre hazretleri bir şiirinde şöyle diyor: “Gönül Çalab’ın tahtı / Çalap gönüle baktı. / İki cihan bedbahtı / Kim gönül yıkar ise.” Gönül yıkmak Kâbe’yi yıkmaktan daha tehlikelidir. Bir gönül yapmak ise Kâbe’yi yeniden inşa etmekten daha sevaptır.
Kâbe’yi Hz. İbrahim (aleyhisselâm) taş ile inşa etmiştir. Ona “Beyt-i Halilî: Dostun yaptığı ev” derler. Mümindeki gönül kâbesini ise yüce Allah nurlarıyla kuşatıp, aşk ve sevgisiyle süslemiştir. Ona da “Beyt-i Celilî: yüce Allah’ın yaptığı ev” derler. İkisinin de hakkı ve hatırı vardır. Ancak müminin hatırı öndedir, ona karşı koruyacağımız haklar daha çoktur.
Bunu bizzat Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), Kâbe’yi tavaf ederken şöyle ifade buyurmuştur:
“Sen ne güzelsin, kokun da ne hoştur! Sen ne kadar büyüksün; hürmetin de çok büyüktür! Allah’a yemin olsun ki müminin hürmet ve kıymeti senin hürmetinden daha büyüktür. Şüphesiz Allah Teâlâ sende bir şeyi haram kıldı; seni haram bölgesi yaptı.
Fakat müminin üç şeyini haram kıldı; malını, kanını ve şerefini. Bir de mümin hakkında kötü zan beslemeyi yasakladı” (İbn Mâce; Taberânî; Beyhakî; Heysemî).
|