Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 03.01.18, 15:17
HeartLess - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HeartLess HeartLess isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: 18.08.14
Bulunduğu yer: Dip..
Mesajlar: 4,980
Forum Puanı: 14606
Etiketlendiği Mesaj: 2495 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Bunu okuyan Define (Hazine) bulur


Adam tarlasını kazarken toprağın altında naylona sarılı bir şey bulmuş... Hemen açmış...

Başlığında kendi lisanıyla, “BUNU okuyan hazineyi bulur!” yazılıymış...

Ancak yazının alt tarafı ise okuyamadığı bir lisanmış...

Hemen yazıyı almış, köyün imamına koşmuş... Köyün imamı ona göre büyük adam; belki de zamanın gavsı ya da müceddidi!

İmam efendi Kur’ân kursunu bitirmiş... Kuran okumasını biliyor...

Hemen almış kağıdı eline ve bakar bakmaz konuşmuş:

“‘Bunu okuyan hazineyi bulur!’ yazıyor... Altında da Arapça bir dua var!.. Hemen bunu çoğaltalım!.. Ve herkes okusun!” demiş...

Mübarek elleriyle, bulunan yazıdakileri kopyalamışlar ve tüm köy halkına dağıtmışlar!..

Herkes okumaya başlamış imam efendinin kendi dillerinin harfleriyle yazdığı on beş satırlık yazıyı... Aradan bir zaman geçmiş...

Derken biri köy kahvesinde demiş:

“Efendiler bu böyle günde bir kere okunmakla olmayacak sabah akşam okuyalım şunu... Elbette bir kerâmeti vardır!”

Birkaç gün daha geçmiş, günde kırk defa okumaya karar vermişler!

Derken günde yüz defa!..

Bazıları bakmış, “hazine bulunmuyor” demişler:

“Bu safsata!.. Bizi umutlandırmak için böyle bir masal uydurmuş birisi!”

Kimi de inançla ve ısrarla devam etmiş okumaya...

Aradan aylar geçmiş ama ne çare ki hazineyi bulan yok!..

Derken günün birinde bir gezgin uğramış köye...

Camide yatsıyı kıldıktan sonra bakmış bir dua yapıyor insanlar birlikte, hiç duyulmamış o güne kadar öyle bir şey!

Demiş camiden çıkarken imama, “Bana da öğretsenize bunu”...

Hemen yazılısını vermiş ona da imam...

Adamı misafir etmişler misafirhanede...

El etek çekilip insanlar uyuduktan sonra adam kalkmış mumu yakmış, kâğıttaki Arapça dua(!)yı okumaya başlamış!!!

Misafirhaneden çıkmış elinde mum ve kâğıt, köyün ortasındaki ulu çınarın altına gelmiş... Gene kâğıttaki duayı okumuş; çınardan köyün kuzey çıkışındaki dere boyuna doğru yürümüş... Sonra Arapça dua(!)yı okumuş gene, dere yatağından uzanan salkım söğütün yanına varmış. Dua(!)da yazılı olduğu üzere söğüt ağacının yanından yüzünü köye dönüp yirmi bir adım atmış ve oradaki koca kayanın dibini kazmaya başlamış...

Bulmuş orada bir tahta kutu ve içinde çil çil altınlar! Alıp yoluna devam etmiş!

Köylünün her gün okuduğu dua(!) doğruyu yazıyormuş meğer inanmayanların aksine!

“OKU”muş duayı köylülerin okumasından farklı olarak; anlamış anlamını yazılanların ve gereğini de uygulayarak; hazineyi bulmuş!

Köylülerse hâlâ devam ediyormuş sabah akşam anlamını bilmedikleri imam efendinin kendi lisanlarında yazıp ellerine verdiği Arapça duayı okumaya!!!

Okuyorlar...

Tıpkı imamın köylüsü gibi okuyorlar gün be gün okumak olsun diye... Yahut okumaya çalışıyorlar... Ya da okuyamıyorlar.

__________________
öLürüm yoLuna öLürümde yine boyun eğmem, yakarım dünyayı uğruna ama sana eğiLmem.. öyLe sInIrsIz öyLe Derin öyLe Çok Severim ki KORKARSIN!! Kuruyup çöLe dönsemde Pare Pare oLsamda YENiLMEM!!..
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148