Şahmeran zehriyle kötüyü yok eder, bilgeliğiyle şifayı bahşeder.
Bedeni parçalanır ama ruhu ölmez. Kızına geçer; her nesilde, her güçlü kadında O yeniden doğar.
Şahmeran, kadınların gizli bilge gücüdür.
Kıvrak zekâ, derin sezgi.
Toprak Ana’nın kızı, Agartha'nın Kaf dağının koruyucusu.
Malefiz'deki gibi ekeklerin ihanetine rağmen affeden, ama unutturmayan.
Anadolu’da genç kızların odalarına asılan resimleri bereket, koruma ve bilgelik getirir.
Evliliklerde, çeyizlerde, dualarda yer alır.
O, bastırılan dişil enerjinin isyanıdır; Medusa’nın Anadolu’daki kardeşi, Lilith’in yoldaşıdır...
Hem zehir hem panzehir. Hem tehlike hem şifa. Gece kehanetlerinde dinle onu: “Aşkın şarabından bilmeden içtim.. aşkın bir zehirdir yar yar bir ateş parçası" der.
“Yılan derini at, tahtına otur. Korkma karanlıktan; o senin bahçen.”
Kadınların içinde uyuyan o eski kundalini uyanıyor artık.
Şehir ışıkları solarken, bir gece rüyanda su ve pullar göreceksin.
Bir sabah uyandığında, damarlarında Şahmeran’ın bilgeliği akacak.
Kadın olmak, erkeğin gönlünde taht kurmaktır.
Sessizce hükmetmektir.
Zehir sanılanla iyileştirmektir. İhanete rağmen yeniden doğmaktır. Şahmeran yaşıyor.
Senin içinde.
Geceye sor,
Sabaha sor söylesin sana...vesselam
|