Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 09.07.18, 00:12
aşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
💜aşk aşk isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 08.10.14
Bulunduğu yer: Eski Zelanda
Mesajlar: 30,735
Etiketlendiği Mesaj: 136 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Konuya yakın olduğu için yeni konu açmadan buraya ekliyorum..


Yaşar Ali Meşe
Az önce ·
İNSANLIĞIN BİTTİĞİ KARA YILLAR
Gençler güce tapar,bu yaşlarının onlara verdiği doğal bir olgudur.Zamanla hayat arenasında pişe pişe ,duyguların değil, mantığın ön planda olduğunu,empati kurmanın önemini kavrarlar.Gönderi yaptığım sitelerde,özellikle gençlerin, nazi Almanyası'nı,bilinçsiz ve haksız şekilde yücelttiğini gözlemliyo
rum.Zamanla, mantık zihinlerine egemen olduğunda,empati sahibi olmayı öğrenince ve vicdan denilen en etkili polisle tanıştıklarında bu hastalıklı düşünceden sıyrılacaklarını umut ediyorum.Bu yazıyı da amacıma uygun olur umuduyla sizinle paylaşmak istedim.
İnsan,savaş tarihi boyunca kanlı katliamlar yapmış,kendi onuruna ve kurbanına ağır bir leke sürebilmiş tek canlıdır.Güç
lünün haklı olduğu dünya arenasında,gelmiş geçmiş en sistematik katliamı,nazi denilen eşi benzeri görülmeyen canavarlar sürüsü yapmıştır.Kurbanların tek suçları Musevi,çingene yada eşcinsel,yada partiye muhalif olmaları idi.Üstün ırk inancıyla o kadar vicdanlarını törpülemişlerdi ki
Almanya da 100 bin insanı sırf sakat ,yada akıl hastası diye
igneyle uyutup yok edebildiler.
Naziler, ilk toplama kampı Dachau’yu Hitler'in 1933 yılında iktidarı ele geçirmesinin hemen ardından kurmuşlardır. Savaşın sonuna kadar, 22 ana toplama kampının yanı sıra, 1.200 kamp, Aussenkommandolar ve binlerce daha küçük kamp kurulmuştur. 1945 yılında, Müttefik kuvvetleri Dachau, Bergen-Belsen, Buchenwald, Sachsenhausen, Auschwitz ve diğer yerlerdeki toplama kamplarını ele geçirdiğinde, dünya bu kamplardaki cesetlerin ve yarı ölü insanların görüntüleri ile şoka girmiştir. İnsanları “öteki olmaları” yüzünden ya da köle işçilikte kullanmak amacıyla kamplara hapseden Nazilerin bu korkunç suçundan geriye sadece bunlar kalmıştı.
Toplama kampları, özellikle Yahudileri ve diğer kurban gruplarını kitlesel olarak katletme amacı ile inşa edilen imha kamplarından farklıydı. Buna rağmen, toplama kamplarında da binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Bir toplama kampına kapatılmak, insanlık dışı zorla çalıştırmaya, korkunç gaddarlıklara, açlığa, hastalıklara ve rasgele infazlara maruz kalmak anlamına geliyordu. Birkaç yüz bin insanın kurulan bu toplama kamplarında öldüğü kesin olarak bilinmektedir. Öte yandan, imha kamplarında üç milyonun üzerinde Yahudi öldürülmüştür. Başlangıçta, toplama kamplarının ilk sakinlerini Nazi rejiminin siyasi muhalifleri oluşturuyordu. Ancak, Yahudiler, Çingeneler ve suçlular gibi “farklı” insanlar da, Nazilerin ırka dayalı ve tasnif ideolojisi adına yakalanarak toplama kamplarına konuluyordu.
Naziler, insanları “koruyucu nezaret” (Schtzhaft) ile gözaltına alma yetkisini, 28 Şubat 1933 tarihli Reichstag Yangını Kararnamesi ila aldılar. Bu, SS ve polis kuvvetinin başı olan Heinrich Himmler’in yönetimi altına verilen örgütlü ve merkezi olarak yönetilen bir kamp sistemine giden yolda bir başlangıç oldu. Kamplar, amaçları ve işlevlerine göre farklı kategoriler altında toplanabilir. Zorla çalıştırma kampları, çalışma ve ıslah kampları, savaş esiri kampları, transit kampları, polis kampları, kadın kampları ve getto kampları.
İmha kampları, Nazi kamp sistemi içinde özel bir konuma sahipti. Tipik olarak bir toplama kampı, kaçışı önlemek için dikenli teller, gözetleme kuleleri ve muhafızlar ile çevrili barakalardan oluşuyordu. Kamp sakinleri aşırı kalabalık barakalarda yaşıyor ve ranzalarda uyuyorlardı. Örneğin, zorla çalıştırma kamplarında, kamp sakinleri günde 12 saat boyunca ağır fiziki işlerde çalıştırılıyor, çaput giyiyor, çok az yemek yiyebiliyor ve sürekli olarak bedeni ceza tehdidi altında yaşıyordu. Hatta mahkumlara özellikle vitaminsiz besinler verilerek gıdasızlıktan ölmeleri bekleniyordu.
Hastalar, yaşlılar ve iş temposuna ayak uyduramayanlar “seçilerek” gazla, enjeksiyon ile veya vurularak öldürülüyordu. Nazi doktorlarının tıbbi deneyleri sonucunda üretilen Zyklon B gibi kitle imha gazları, gaz odalarına alınan yüzlerce insanın bir kerede öldürülmesini sağlıyordu. Kimileri ise, insanın kanını donduran sözde bilimsel deneylerde kobay olarak kullanılmak üzere seçiliyor, çok sıklıkla da bu deneyler esnasında hayatını kaybediyordu. Bunlara, Muselmanner haline gelen mahkumların bekleyen korkunç kader de ekleniyordu. Bu terim, yetersiz beslenme ile adeta yaşayan ölü, yuvarlak omuzlu yaşayan iskelet haline gelmiş kamp sakinlerine verilen isimdi. Muselmanner, ya öldürülüyor ya da infaz edilmeden önce ölüyordu. Esirler özellikle çocuklar üzerinde korkunç bilimsel deneyleri burada yazmak istemiyorum.Midem kaldırmadığı için değil,bu yazıyı okuyan duyarlı insanların üzülmesini istemiyorum.Resimdeki çocukların gözlerine bakarsanız savaşın ve ideolojik saplantının ne iğrenç olduğunu anlayacaksınız.


Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147