Peygamberimiz (asm) Veda Hutbesi`nde haram aylar konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, harbedebilmek için haram ayların yerlerini değiştirmek, şüphesiz ki küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kafirlerin kendisiyle dalalete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene helâl olarak kabul ettikleri bir ayı öbür sene haram olarak için ederler. Cenâb-ı Hakk`ın helâl ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yapıyorlar. Onlar Allah`ın haram kıldığına helâl, helâl kıldığına da haram derler. Hiç şüphe yok ki zaman, Allahu Teâlâ`nın yarattığı gündeki şekil ve nizamına dönmüştür. Sene on iki aydır; dördü haram aylardır; üçü peş peşe gelir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Şaban`la Cemâzilevvel arasındaki Mudar kabilesinin Receb`i (Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir) (bk. et-Tâc, II, 149)
Bîrûnî, Resûlullah’ın nesîi ilga etmek için Vedâ haccını yaptığı 10. yılı beklemesinin sebebinin bu yılda ayların gerçek yerlerine denk gelmesi olduğunu söyler; böylece Hz. Peygamber’in bu yıla kadar hac yapmamasını ayların gerçek yerlerinde olmamasına bağlar.
Ayların sayısının on iki ve nesîin yasak olduğunu bildiren ayetleri Vedâ haccı hutbesinde tekrarlayan Resûlullah, “Zaman Allah’ın yerleri ve gökleri yarattığı gündeki şekline döndü” diyerek bu âdeti yürürlükten kaldırmıştır. (Bîrûnî, s. 62-63; İbn Abdülber en-Nemerî, ed-Dürer, s. 266, 268)
|