İslami cenahta şu sorun çığ gibi büyüyor ve bence gözden kaçıyor;
-21 günde zenginlik terapisi
-41 günde arınma pratiği
-Hergün sabah akşam evrene pozitif mesajlar yollayıp şerlerden arınma
-Vedud esması ile istediğini kendine aşık etme
-Hayy ismiyle yüz gençleştirme
-Gideni geri dönderme
-Geleni geri gönderme
gibi hususlar -her ne kadar bazıları samimi niyetlerle yapılsa da- İslam'ın ana prensiplerine aykırılık taşır.
İslam son asırda popüler olan spirütüalizm,mistisizm ve ezoterizmin çarpıtılmış pratiklerine kurban edilecek bir din değildir. Bu üçü ancak olsa olsa İslam'ın şemsiyesi altında kendine yer buluabilecek meselelerdir.
Fakat İnsanlar İslam'ı ikincil görüp yeni akımların peşine monte edip anlamlandırmaya çalışıyor ve bundan farklı bir zevk alıyor diye düşünüyorum. Örneğin iki rekat namaz kılıp ellerini açıp dua etmektense turuncu entariler giyip meditasyon yaparak esma çekenler türedi.
Kollarını açıp 'Evrenle barış içindeyim. Caddeden geçecek 4. arabanın bana ait olmasını canı gönülden arzu ediyor ve sahip olacağımı biliyorum' pratiği yaparak zengin olunmaz.
'Kaderinize yön verin' türü cümleler masum gibi görünse de bu tür uygulamalar:
İnsanı ve Evreni 'Tanrılaştırma' ile bir yerde kesişiyor. İşin büyü,muska taraflarını hiç söylemeye gerek yok ama maalesef 'Kendine aşık etme' duaları almış başını gidiyor!