Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 07.08.16, 05:28
☆HavasHoca HavasHoca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Azerbaycan
Mesajlar: 2,813
Forum Puanı: 6170
Etiketlendiği Mesaj: 253 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Beyinde nöronların ateşlenmesi zikirle olur

Yaşamda tesadüfi şeylere yer yok ! başımıza gelen her olay,karşılaştığımız tüm insanlar bizlere kendilerince bir şeyler anlatırlar; kimi şifreli gelir, kiminin'de yolu düşer ,hangi rüzgar attı seni buraya der bir sebebe bağlarız zihinsel kavrayış namına .

Tam ihtiyacımız olduğu anda olur her şey, öyle ya Hızır gibi yetiştin ,Seni Allah gönderdi deriz,hadiselerin derinlerine indiğimizde sebepsiz öylesine hiç bir şeyi olmadığını bilir hayatta anlamsızlık olmadığına kani oluruz ,kısaca her şeyde bir anlam bir hikayeyi mutlaka müşehade ederiz .

Akrabalarımızın bize doğru çekilip gelmesi,komşu eş dostun bizden uzaklaşması,uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşımızdan bir anda telefon gelmesi,unuttuğumuz bir duanın kabulu, İyiliği denize at,balık bilmezse halık bilir anlayışı hepsi bu minvalde incelenebilir.

Beyin dalgalarımız ve kalp manyetik alanımızla ile sevdiklerimize,tanıdık veya tanımadığımız tüm insanlara etimiz,kanımız ve canımızla devamlı canlı yayın yapıyor,kabul veya ret duygularını harekete geçiriyoruz, yayının kalitesi, etkileyiciliği içinde bulunduğumuz duygu ve düşüncenin titreşim gücüyle ilintili bir hadisedir, insanların gözünde çizdiğimiz imajlar hep bizim manyetik alan etkileşimlerimizden kaynaklıdır.
Eve yeni gelmiş bir babanın etrafını çocukların sarması, babalarını öpüp kucaklamaları aurik düzeyde mana olarak beslenmeleri, Cenaze evinde ölünün yakınlarına taziye verilmesi bu yayınları alma ve verme döngüsü içinde incelenebilir, hasta birinin devamlı naz etmesi, kadınların kocalarına olan sitemleri, dostların, ahbapların küsmesi darılması aslında hep birer mesaj niteliği taşır, örneğin çok mutlu birisinin mutluluğu paylaşılmazsa o kişi depresyona girebilir, aşırı mutluluk insanı adeta patlatır, mutlaka paylaşılması gerek, anlaşıldığı üzere soyut elle tutulur,gözle görülür şeylerden bahsetmiyorum.

İnsan Allah'ın esma terkiplerini en güzel şekliyle ortaya çıkartacak bir yapıda yaratılmıştır .“Sizi dünyada halifeler yapmış olan O’dur.”(Enam, 6/165), Duygu ve düşüncenin arka planında, mutfağında Allah'ın isim ve sıfatlarının yansıması vardır.

İnsan İrade eder Müriyd Sıfatına mazhardır, Duyar Semi-u Sıfatına mazhardır, İnsan Cömert'tir Kerim esmasına aynalık yapar,İnsan hoşgörüyle Sever VedudulRauf dur, Celallenir Celil esmasıyla hemhaldir vs ..Saymakla bitiremez, dile gelemeyiz, esmalar duygu ve düşünceleri oluşturur, kainatın hammeddesi esma kodlarıdır .

Eğer insan Allahın isim ve sıfatlarına dair bir şey ise o zaman insana düşen Allahını en güzel şekliyle tanıyıp, isim ve sıfatlarını zikredip ,ona göre bir tavır alması ,yaşantı içine girmesi elzem gözüküyor.

Hepimizin karakterinde aşırı yada eksi bir yön vardır, imtihan gereği hiç birimiz tam ve mükemmel yaratılmadık; kıvamlı bir varlık olmadığımız aşikar, son tahlilde İmtihan bunu gerektirir, ama eksik ,ama fazla bir şekilde kişiliğe, karaktere sahip varlıklarız.Peki nasıl dengelenir nasıl bir çekim alanına girer'de hayatımıza yön verebiliriz?

Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur. Rad 28.,zikir kelime tekrarıdır,beyinde nöronların ateşlenmesi bir kişilik inşasıdır,öyle kuru kuruya papağan gibi değil,kalbin manyetik alan desteğiyle auradaki titreşimlerle, çekim alanını değiştirerek hayatımızı tanzim ederiz. Rİzkımız'dan tutunuz,arabamızla yapacağımız kazaya,bizi bitap düşürecek gribe kadar her şey yaydığımız titreşimler ile alakalıdır. Auraya bakarak bir kişinin nelerle karşılaşacağı, nasıl bir hayat yaşayacağı tahmin edilebilir, neticede insan insanla aurik düzeyde muhataptır, hislerimiz, manevi yayınlarımız yaşantımızı,madde alemini kuantum alanıyla ilişkilendirerek şekillendirir.

Zikir bu hayatta yapabileceğimiz en kapsamlı, en hakikatli çalışmadır.

Zikir en başta imanımızı çoğaltır, iman çoğalan, azalan bir ivmeyle hareket eder, iman edilecekler bellidir; ama iman gücünün nihayeti ucu bucağı yoktur. İmanlı bir kişinin hayatı,zorluklarla baş etmesi,düştüğünde kalkmasını bilmesi tıpkı dalgalı denizde sörf yapan,eğlenen insanlar gibidir,dalgalı denizde yüzmek, boğulmamak kolay bir şey olmasa gerek. Mücadele azmini diri tutacak yegane güç ve destek Allah'tır, O'nu zikretmekle O'na kulluk yapmakla pek çok şeyi aşabilir, kişilik ve karakterimizi güçlendirebiliriz. Neticede kulluk bedel ödemektir .

Sabretmeden,sevmeden,incinmeden bir yere varamaz bu hayattan gereken dersi alamayız, neticede imtihandayız..

__________________
Rabbim! Beni Senin emanetinde, tedbirinde, kolaylaştırmanda ve yönlendirmen altında kıl.🫆
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148