En Büyük İsraf, Kadir Bilmezlere Harcanan Vakit Değil midir?
Bazen gerçekten kendini kullanılmış hisseder insan. Daha doğrusu sonradan anlar, birilerinin aslında onu umursamadığını, sadece işlerine yaradığın müddetçe yüzüne gülündüğünü. En kötüsü şu ki, bir yola çıkarsın birileriyle, vatan, din, birliktir davan, onların da yegane tasası budur zannedersin, veee... Bir de bakarsın ki, onlar için tek kutsal varmış: Şahsi güçlerini zirveye taşımak. Bu yolda herkesi basamak görmekmiş yasaları. Sen Vatan Millet Sakarya saflığıyla, enerjini, bilgi birikimini ve en acısı da, ailenden çaldığın vaktini karşılıksız biçimde sunarsın onlara... Gel gör ki, eleştirel yaklaşıp, yanlışlarının olduğunu söylemeye yeltendiğin anda mimlendiğinin resmidir... Dışlanıverirsin, öyle ki, Allahü zül Celal'in selamını bile almaya tenezzül etmezler. Hatta,
Vatan haini olduğunu söyleyecek kadar ileri giderler. Kalıverirsin biranda... Kalakalırsın, içindeki Ahlarla... Şikayet edecek tek merciye yakarır, Kimsesizlerin sahibi olana yönelirsin... Giden o çoook kıymetli zamanındır. Giden davaya olan inancındır. Olan, güvene olan güven kaybındır... Peki kim yeniden şarkılar söyletir, kim dostluklar varmış dedirtir ki bu zavallıya...
|