Surelerin sesiniz ile titreşimi çok etkilidir. Arapça okunmasının titreşimi de çok etkilidir. Çünkü kuran arapça değil kurancadır. Arapaça kitap haline getirilmiştir. Her harf her kelime her ayet sonsuz anlamlar sonsuz etkiler içerir.
Peygamberimiz, arkadaşları ile sohbetlerinde buyurdular ki: “Allah’ın bütün sırları semavî kitaplardadır. Semavî kitaplarda olanların hepsi Kur’ân’dadır. Kur’ân’da olanların hepsi Fatiha’dadır. Fatiha’da olanların hepsi Besmelede’dir. Besmele’de olanların hepsi “b”nin altındaki noktadadır.” Bu sırada Sahabe arasında bulunan Hz. Ali Efendimiz, Peygamber Efendimiz’in kastettiği manayı gönlünde duymanın zevkini ve heyecanını zapt edemeyerek: “b’nin altındaki nokta benim!” diye bağırdı. Peygamber Efendimiz, üstü kapalı olarak anlatmaya çalıştığı şeyin, tam olarak anlaşıldığını görmekten hoşnut olarak gülümsedi. Böylece Peygamber Efendimiz’in sözü Hazret-i Ali’nin son sözü ile birleşip bütünleşti. Tamamı bir hadis olarak bazen Peygamber Efendimiz’e, bazen Hz. Ali Efendimiz’e atfen rivâyet edilir oldu.
Bunun örnekleri yine var.
Mesela; Muhammed Nûrû’l-Arabî’nin Noktatü’l Beyan isimli eseri Efendimizin kutlu sözünün etrafında damladan denizi bilmeyi, zerreden güneşi görmeyi, tohumdaki ağacı anlamayı velhasıl noktadan tüm âlemi temaşa etmeyi anlatıyor.
Sizinde bahsettiğiniz gibi usule uygun hareket etmek ve usule uygun davranmak işin ciddiyetini ve isteneni ne kadar istediğinizi ifade eder. Abdest almanız, temizliğe riayet etmeniz gibi hazırlıklar veya bunları devamlı yapma gibi dikkatler sizin istediğiniz şeyde (duada) ne kadar istekli ve ciddi olduğunuza inşallah delildir.
Sesli olarak takip edip okuduğunuz sureler zamanla zaten ezber yapmanıza yardımcı olacaktır. Okurken dil ve dudak hareketleriniz hatta boğazınızdan çıkaracağınız ses dengeleri hep titreşimi doğru yapmanıza yakın edecektir sizi. Sesli dinleyin sesli okuyun bunlar zaten niyetinizin gerçekliliğini ve verdiğiniz mücadeleyi ortaya koyar inşallah. Kısa zamada ezberler öyle devam edersiniz.
__________________
“gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.”
|