
27.03.19, 00:17
|
 |
Manevi
|
|
Üyelik tarihi: 01.12.18
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1,304
Forum Puanı: 3217
Etiketlendiği Mesaj: 176 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
islamkalesi Nickli Üyeden Alıntı
40 mektuptan bir mürşidin serisine yazdığı mektuptan
Şeyh İhsan Efendi ‘Kahhar’ ism-i şerifi avamın anladığı mânâda değildir. Kahhar denilince kırıp dökmek, helâk etmek zannediyorlar. Kahır ile helâk arasında mühim fark vardır. Helâk fâniye sevketmek ve fânilikle yok etmek mânâsınadır. Kahır ise, Cenâb-ı Hakk’ın bir şeyi başka bir şey yapmak ve yerine başkasını getirmek üzre silmesi mânâsına gelir. Kahhar ism-i şerifi sâlikte fâni olan kısmı ve kendisine ait mâsivaya bağlı halleri ve mevhum varlıkları silip yerine bakî olandan bir varlık kâim kılmasıdır. İsm-i Kahhar ile perdeler çâk olur. Zulmanî ve nuranî perdeler fetholur. Dervişin kalbindeki mâsiva kahrolur. Değil mezmûm olan benlik, makbul olan benliği bile Hakk’a kurban olur. Aklı, küllî akla kalbolur ve o akılda mahvolur. Velhâsıl fâni bakîde silinir, bambaşka bir adam olur. Seyr u sülûka girmeden Kahhar esmâ’ı çeken kişi ya deli olur, ya hasta olur veyahut felç olur. Allah muhafaza, kişinin bilmeden çektiği bu tesbihat onu yakınlaştıracağına uzaklaşmaya sebeb olur. Sûre-i Mü’min’deki âyetlere gönül gözünle nazar et ve tefekkür et. Vesselâm
|
Bilinçli cekiyorum mübarek merak etme sen genede düşündüğün icin Allah razi olsun
|