Dertli olmasam yazmam,
Sevdalı olmasam yazmam,
Hissetmesem, duymasam, anlamadam yazmam...
Yazıyorsam bir niyetim, bir gayretim ve bir sebebim vardır..
Ben sadece dünya için değilim,
Ahiret içinim.
Dünyadan nasibim kadarının hepsine talibim,
Sevdaya da, hidayete de, inayete de, hikmete de, vesileye de...
Dünyanın sahibine tabiyim,
Dünyanın sahibinden arzuhaldeyim.
Ahiretten nasibim kadarının tamamına talibim;
Cennet başta olsa da,
Cemalullaha talibim.
Neyse bedeli,
Neyse diyeti,
Neyse çilesi,
Hepsini ödemeye razıyım.
Dünya yaşıyor, ahiret için varım;
Ahiret için ölecek, dünya için yaşayacağım.
Hesap ve muhasebe var,
Kendi diyetimin farkındayım.
Dedim ya sevdalıyım, aşığım, hayranım...
Yazma desen de yazacağım,
Sevme desen de seveceğim,
Ölme desen de öleceğim.
Ben seninle tam, kendimeyse hamım.
Akibetim belli değil,
Arzuyetim bellidir,
Niyetim, takatim, vakfiyetim belli,
Umudum, hasretim ve huzurum bellidir.
Affet! Yazacağım deli dolu,
Haykırırcasına..
Yürek yangını ağırdır,
Ateşi sıçramaz ama girdiği yüreği kül eder.
Dertliyim biraz da,
Ümmet için dertliyim,
Sevdam için dertliyim,
Kendim için dertliyim,
Senin için de dertliyim.
Susmaz, usanmaz, durmaz hasretlerim vardır,
Kapı çalınsa buyur etsem,
Ömrüme davet edeceğim vardır.
Senin için değil sadece,
Kendimi de içine kat,
Herkes için diyeceğim.
Sevda varsa, muhabbet varsa, vefa varsa bir de teslimiyet tamsa huzursuz gönlün benim olsun.
Bir muhabbetin çoçuğuyum ben,
Bir vuslatın, bir davanın ve bir hayatın meyvesiyim.
Elbette herkes tadacak beni,
Elbette kalbimi de,
Elbette aklımı da,
Elbette ömrümü de yiyecekler,
Kimi huzur bulacak,
Kimiyse tiksinecek,
Allah'ın emridir olsun o kadar.
Dedim ya dünya benim için ama ben dünya için değilim.
Bir sonu var buranın,
Bitmez sorunu var,
Tükenmez derdi var,
Aşılmaz yolları,
Geçilmez dereleri,
Kayılmaz karları var.
Sonlu bu dünya,
Sonsuza bir kapı sadece.
Bağlantım, bağlantımın kesildiği güne tabi,
Desem ki, yarın varım, hayır yok olmuşum.
Sır gibi her şey,
Sanki bir bilinmez içine sürükleniyoruz,
Kabul etsek de, kabullensek de,
Biz hiç ölmek, göçmek, sönmek istemiyoruz.
Yazmak zor değil ki bana,
Neyi yazdığımı,
Neyin derdini taşıdığımı,
Neylerin çilesini çektiğimi,
Biliyorsam, yazmak nedir ki...
Bir anlatırım bin cümleye tekabül eder,
Bin anlatırım, bir cümleye yetişemez.
Öyledir işte..
Sahip olmak ve sahip ölmek netice verir sadece,
Güzeldir birini, bir şeyi saatlerce, aylarca hatta ömrünce beklemek,
Hatırası yeter bazen de bir ufak gülüşün
Ya da çilesi bedeldir ömrünü soldurmaya sadece ufak bir selamsızlığın,
Ağır işte hayat,
Taşıması da zor,
Anlaması da,
Anlatması da..
Hatta imkansızdır bazen yüreklere ulaşmak,
Hele en özellerinin gülüşüne hasret kalmak derttir, kederdir, ölümdür işte.
Neyse daha desem, ne desem diyeceğin var biliyorum,
Ama öyleydi ama böyleydi,
Canın sağ olsun,
Sen var ol,
Beni de gönlüne düşman etme yeterli,
Diyecek çok şey olsa da,
Yüreğin beni anlamak istediği kadar anlar,
Yüreğin beni tarttığı kadar hatırlar,
Yüreğin beni ağlattığı kadar sızlar,
Beni anlamayı boş ver sen,
Dedim ya sevdalıyım, deliyim, hasretim...
Cennet nasıl huzursa,
Seni de Cennet'e benzettim.
Ömrüme davet ettim,
Gönlüme buyur,
Gözüme hayran ettim.
Affet! Artık yazmayacağım.
Sen de anlamayacaksın,
Bense anlatamayacağım.
Ama sen beni anladın,
Ben seni zaten çoktan tanıdım,
Yüreğine hayran olunmaz,
Yüreğine hayran olunan benim,
Çünkü yürek benim.
Çünkü ömür benim,
Çünkü sevda benim,
Çünkü bu hayatımın emanetçisi benim.
Yazacağım, söyleyeceğim, haykıracağım, fısıldayacağım, susacağım...
Yine de ben seni, kendimi hatta her şeyi yazacağım.
|