Ya kendimizi özgürce gerçeğe uygun seçimlerle yöneteceğiz veya birileri bizi gerçeğe rağmen yönetecek. Aslında Kur’an-ı Kerim de Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. (Isra, 13) derken verdiğimiz kararlardan sorumlu olduğumuzu ifade ediyordu. Burada kritik soru gerçek, iyi, doğru ve güzeli seçebilecek, zihinsel bir jüri oluşturabilmek, vicdani bir bekçi bulmaktan geçiyor.
Günümüz dünyasının siyasi hayatına baktığımız zaman silahsız 3. Dünya Şavaşı başladı. Yani Asimetrik Savaş. Küresel güçler medya ve eğlence endüstrisi aracılığı ile dünya hâkimiyetlerini kazanmak ve devam ettirmek için acımasızca yöntemler buluyorlar. Bu yöntemlerden birisi de Algıları yönetmek ve manipüle etmek”.
Bireyin psikolojik dinamiği toplumda yaygınlaşırsa yığınların ve kitlelerin sosyal dinamikleri haline gelir. "O halde bireyleri etkileyerek yığınları yönetmeliyiz" görüşü iletişim teknolojileri ile eski çağlara göre çok daha kolaylaştı.
Günümüz dünyasının ruhsal hayatına baktığımız zamanda ise insanlarımız hiç bir zaman özne değil bazı güçlerin gönüllü nesnesi durumunda. Bir ikoncan bir kıyafet giyiyor dünya gençlerinin üzerinde görmeye başlıyoruz. Sebebi algı gerçekliğinin ve tanımlamasının değiştirilmesidir. İlginç olanı bunun gönüllü olarak yapılmış olması.
Hayatı manalandırma noktasındında hangi algılara maruz kalıyoruz? Algının farkındamıyız?
|