Kabala ilminin sırlarını ifşa için koşullar
KABALA İLMİ’NİN SIRLARINI İFŞA İÇİN KOŞULLAR
Kabala’nın gizliliğinin üç sebebi vardır:
• Gereklilik yoktur,
• Mümkün değildir,
• Yaratan’ın kişisel sırrıdır.
Kabala’daki her bir detayda, bu sınırlamalar eşzamanlı olarak empoze edilir.
“Ortaya çıkarma gerekliliği yoktur” yasağı ilmin açığa çıkmasının bir fayda
getirmeyeceği anlamındadır. Mümkün olabilecek tek fayda topluma sağlayacağı apaçık
bir fayda durumu olabilir. “Ne olmuş?” (Ben yapacağımı yaptım bunda bir kötülük yok),
prensibiyle yaşayan insanlar, tamamen gereksiz detaylara takılıp başkalarını da buna
zorlarlar. Onlar dünyadaki birçok ıstırabın kaynağıdırlar. Dolayısıyla, Kabalistler sadece
bunu bir sır olarak saklayabilecek ve gereksizce açığa çıkarmaktan sakınacak
öğrencileri kabul ettiler.
“Ortaya çıkarmak mümkün değil” yasağı, aşikâr olmayan manevi kavramları
tanımlayacak dil sınırlamalarından kaynaklanır. Zira tüm sözlü girişimler başarısızlığa
mahkûm olduğundan ve yanlış sonuçlara götüreceğinden öğrencilerin kafalarını
karıştıracaktır; bu sırların ifşası Yukarıdan özel izin gerektirir.
“Yukarıdan özel izin”, büyük Kabalist Ari’nin çalışmalarında şöyle tanımlanır: “Büyük
Kabalistlerin ruhlarının Dış (Saran) Işıkla ya da İç (Dolduran) Işıkla doldurulduğunu iyi
bilin. Saran Işıkla doldurulmuş ruhlar sırları kelimelerle giydirerek açıklamak
yeteneğine sahiptirler, ki sadece hak edenler anlayabilsinler. “Büyük Kabalist Raşbi’nin
(Rav Şimon Bar-Yo-ha, Milattan Önce 2. yüzyılda yaşadı) ruhu, Zohar Kitabı’nın
yazarı, Saran Işıkla doldurulmuştu; dolayısıyla evrenin gizemlerini, öyle bir şekilde
açıklama gücü vardı ki Yüce Topluluğun (tarihte bir araya gelerek Kabala çalışmış bir
grup insan) önünde konuştuğu zaman sadece hak edenler onu anladılar. Yani, o tek
başına Zohar Kitabı’nı yazmak için ilahi izni aldı. Ondan önce yaşamış Kabalistler
ondan daha çok bilmelerine rağmen onun manevi kavramları sözcüklere giydirecek
yeteneğine sahip değildiler.”
Dolayısıyla, görüyoruz ki Kabala’yı ifşa etmek için gereken koşullar Kabalistin bilgisine
değil onun ruhunun özelliklerine bağlıdır. Sadece bu sebepten dolayı bir Kabalist,
Kabala’nın belli bir kısmını ifşa etmek için, Yukarıdan direktif alır.
İşte bu yüzden, Zohar Kitabı’ndan önce Kabala üzerine yazılmış her hangi bir önemli
çalışma göremiyoruz. Bulunanlar ise sadece belirsiz ve önemsiz ipuçlarıyla dolu.
Raşbi’den sonra sadece Ari’nin Kabala’nın farklı bir bölümünü ifşa etmesine izin
verilmişti. Ari’den önce yaşayan Kabalistler muhtemelen ondan daha çok bilgi sahibi
olmalarına rağmen, onlara Yukarıdan izin verilmemişti.
“Yaratan’ın kişisel sırrı” yasağı, Kabalistik sırların sadece kendisini Yaratan’a adamış
ve O’na saygı duyanlara ifşa olması anlamındadır. Bu, Kabala’nın sırlarının geniş halk
kitlesinden saklanmasının en önemli sebebidir. Birçok sahtekâr Kabala’yı kehanetlerle,
muskalarla, insanları kötü gözden “kurtarmakla” ve diğer lafta mucizelerle aptalların
akıllarını çelerek kendi menfaatleri doğrultusunda kullandılar.
|