Tercüme-i Müfredât-ı İbn Baytar // 19 3-b çok döğseler yahud kehrübâ ve bîh-i mercan birle sahk itseler çok döğseler hafakânı gidermeye eyü ola. Abanûs Gâyet eyüsü oldur kim kara ola ve düz ola kaçan kim dörpüyle sürseler harîrden eleseler göze sürme itseler gözde olan eski çıbanları ve gözden akan rutûbeti gidere ve aklığını dahi gidere. Eğer çölmeğe koysalar göyündürseler dahi yusalar isfîdâc yur gibi kuru göz ağrısına ve göz giciğine kahl itse be-gâyet fâide ide. Eğer iki dirhemin içseler bögrekdeki taşı dağıda. Ve dahi yumuşak döğseler od yanuğuna ekseler be-gâyet fâide ide. Ebû kânis [Ebû kâbus] Gâsûl-i Rûmî dirler. Bu bir otdur kim, uvacuk yaprakları olur, zeytûn yaprağı gibi. Deniz kenârlarında biter. İki yaprağının arasında kuruca dikenler vardır. Ak ak diblerinde çiçekleri olur. Salkum salkum al sıfat olur. Kaçan bunun yaprağı ve kökünü alsalar kaynatsalar ve sıksalar kurutsalar, hâcet vaktinde mâü l-karâtîn adlı turâbla üç miskâl içürseler, balgama mâ-i ishâl ide ve usr-ı nefese ve uçuğa ve sinirler ağrısına be-gâyet fâide ide. İbnü İrs Türkçe gözen dirler. Fârisîce râsû dirler. Kelere benzer bir hayvândır. Kaçan karnın yarsalar için çıkarsalar tuz koysalar gölgede kurutsalar iki miskâl şarâbla içseler yılan ve çıyan ve akreb sokduğuna fâide ide.
|