Basiret Gözünü Gördün mü?
BASİRET GÖZÜ NEDİR..?
İÇ GÖZ, GÖNÜL GÖZÜ,
KALP GÖZÜ, NÛR GÖZÜ,
VÜCUT GÖZÜ, AKIL GÖZÜYLE AYDINLANMIŞ DÜŞÜNCE GÖZÜ VEYA FİKİR GÖZÜDÜR;
"Kısacası ÖZ'den ÖZ'e,
Kendi Kendini Görmesi."
"Gözden Öze,
Kulun Allah’ı Teâla'yı Görmesi,"
"Kulun Kulu Görmesi,
Gözden Gözedir."
AllahTeâla Zâtından Münezzeh Olduğundan, Gözle Görülmez.
Sıfatlar Açısından Bakıldığında İş Değişir.
Kişi Bacağını Ve Karnını Görebilir, Yüzünü Görmesi İçin Aynaya İhtiyacı Vardır.
Kimliği Olan Baş Ve Yüz, Ancak Bir Aynaya Bakmakla Görülür.
Cenâb-ı Allah’ta, Zâtını Görmesi İçin, Kendine Bir Ayna Halketti.
Bu Aynaya Bir İsim Vererek, “Muhammed” Dedi.
Muhammed Aynasında, Kendi Cemâli Olan Sıfatlarını Gördü. (YUHİBBULCEMÂLE )VÜCÛT
(mevcut olan) ALLAH’tır,(c.c)
O’nun Vücudu Dışında Vücut Yoktur.
O' Varlık'ki Kendini Yokluk Aynası Olan, Âdem’e Yansıtıp Oradan'da Mazhar Edindiği İnsan-ı Kâmil Olan Muhammed’de Göründü,
Sonra Yine Muhammed A.S'da Gizlenmiş Oldu.
Hz.Peygamberimizde(s.a.v) Cenâb-ı Hakk, Beşer Elbisesiyle, Zâtını Ten’de Gizleyip Sıfatlarıyla Görüldü.
Cenâb-ı Peygamberimiz “Men Reani Fakat Real Hakk” Buyurdu. Gören Gördü, Görmeyende, Gaflette Kaldı.
Cenâb-ı Peygamberimizin Mazharından Türlü Türlü Giysilerle,
Bu Dünya Âleminde Kendini Göstererek, Kendi Kendini Seyr Ve Müşâhede Etti.
“Halâkallahü Âdeme Alâ Sûretihi” Meâli: “Âdemi Mânevi Sûretimden Halkettim.”
Cenâb-ı Allah Bu Sûretle Cenâb-ı Peygamberde Gözüktü.
Sûret,(SıfatDemektir, Yâni Yedi Sıfat-ı Subûtiyedir.
Cenâb-ı Peygamberimiz(s.a.v) Kâinat Ağacıdır.
O Ağacın Kökü Ve ÖZü Ahâdîyettir.
Görünen Gövde, Dallar, Meyvaları, Yaprakları Vahîdiyettir.
Cenâb-ı Allah Ahâdîyetiyle ÖZ, Vahidiyetiyle'de Esma Ve Sıfatlar Manzûmesidir.
Hz.Şah-ı Velâyet “Lem Abud Rabben Lem Erau” Meâli : “Rabbımı Bulduğum Zaman Kaybolurum” Buyurdu.
İşte Hz.Peygamber Mazharında Yüce Varlığın Tecellisini Açık Açık Görmüştür.
Hz.Ali (k.v) “Furkan” Mertebesinde Mazhardı.
Hz.Muhammed
(A.S) İse “Ehâdiyet” Mazharıydı.
Fûrkan, Fark Etmek Anlamına Gelir.
Hakk’ın Bu Tecellisine Mazhar Olanlardaki Özü, Ancak Zâhir Ve Bâtın İlimleriyle İhlas Sahipleri Olanlar, Sahip Olduğu Herşeyi Hakk’a Verenler, Kâmil Mürşitlerdir.
"Bu Zamanda Bunları Görmek Asla Mümkün Değil.
Onlar Ancak Gerçek Hakk Ehline Görünür,
Sohbetlerini Devam Ettirirler.
Bunların Hallerini Beşer Akıl Kavrayamaz.
Yönsüz Olarak Hâlik’le Ülfet Ederler."
SeyyidMustafaAltun
|