Namazı huşu ile kılmak
Rasulüllah (sav) bir hadiste şöyle buyurmuştur:
-Cennette Efyah denilen bir ırmak vardır. İçinde inci ve yakutlarla oynayan huriler yaratılmıştır. Onlar Allah'ı yetmiş bin dille tesbih ederler. Onların sesleri, Davud (as) 'ın sesinden daha güzeldir. Onlar:
-Biz namazı huşu ve erkanına uygun kılanlar için yaratıldık, derler.
Allah, Musa (as)' a şöyle vahyetti:
-Ey Musa, beni andığın zaman, vücudunun organları titresin ve kalbin tatmin olsun. Beni andığında, dilin kalbin arkasından konuşsun. Namaza kalktığında, günahkar gibi başı eğik namaza dur. Kalbini buruk tut, diline doğru söylet!
Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:
-"Mü'minler kurtuluşa ermiştir. Ki onlar namazlarını huşu ile kılarlar." (Mü' minun suresi/1-2)
Bu huşunun namazın FARZLARINDAN olduğunun delilidir.
Büyük devlet adamlarının huzurunda dahi saygı ve hürmetle eller bağlı olarak durulmaktadır. Alemlerin Maliki'nin huzurunda niçin öyle durulmasın?
|