Aşk nedir?
Bir gün Cenâb-ı Gavsü'l-âzâm Sultan Şeyh Abdülkâdîr'e biri gelip:
— Ya Gavsü'l-âzâm, aşk nedir?
Diye sordu. Cenâb-ı Gavsü'l-âzâm Şeyh Seyyid Abdülkâdîr ona:
— «Basra'ya gidip selâmımla birlikte Seyyid Ahmed er Rufâîden sor!» diye
buyurdu.
O kimse Basra'ya gidip Seyyid Rufaî Hazretlerini buldu. Ve Sultan Abdülkâdîr'in
selâmını bildirerek:
— Aşk nedir?
Diye sordu. Cenâb-ı Ahmed Rufaî Hazretleri bunun üzerine yerinden kalkarak:
— ENNÂRÜ AŞKUN, ENNÂRÜ AŞKUN! (Aşk ateştir) diye dönmeye başladı ve
döne döne gözden kayboldu.
Adam hayret ve şaşkınlık içinde iken o sırada Gavsü'l-âzâm Hazret-i Şeyh
Abdülkâdîr'in ruhaniyeti tecelli edip:
— «Ya falan ibni falan, kardeşim Ahmed Rufaî'nin etrafını çiz ve oraya misk-ü
anber dök!»
Diye ferman buyurdu. Cenâb-ı Gavsü'l-âzâm Hazretlerinin dedikleri yapıldı. Biraz
sonra Seyyid Ahmed Rufaî Hazretleri yine döne döne göründü ve suali soran zata:
— Gördüklerini Hazret-i Gavsü'l-âzâm'a bildirirsin!
Diye buyurdu. O zat Bağdad'a döndü. Gavsü'l-âzâm Hazretlerinin yanına vardı.
Başından geçen şeyleri bir bir nakil eyledi. Gavsü'l-âzâm Hazretleri:
— «Gördün mü aşk neymiş?» Dedi. Ve:
— «Ahmed Rufai bir çok evliyanın aşamadığı bir mertebeyi aştı..» buyurdu.
|