Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur
İnsanın ölümünden kıyâmet günü yeniden dirilmesine kadar geçecek olan zamana kabir hayatı denir.
Peygamberimiz (s.a.s.) kabir hakkında şöyle buyuruyor:
“Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur.” [134]
Hz. Aişe (r.a.) Rasûlullah (s.a.s.)’e kabir azâbını sordum:
“Kabir azabı haktır” buyurdu.
Ondan sonra her namazda Rasûlullah (s.a.s.)’in kabir azâbından Allah’a sığındığını gördüm.” [135]
İbn-i Mes’ud (r.a.)’dan, Rasûlullah (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivâyet edildi:
“Mutlaka günahkâr olanlar kabirlerinde azap olunurlar. Hatta hayvanlar onların seslerini işitir.” [136]
Münker ve Nekir meleklerinin kabirde soru sorması haktır (doğrudur). Kabre konulan ölüye, Münker ve Nekir melekleri şöyle soru soracaklar:
“Rabbin kimdir, Dinin nedir, Peygamberin kimdir, Kitabın nedir?” [137]
“(Kabir azâbından biri de) ateştir ki, onlar sabah akşam ateşe arz olunacaklardır. Kıyâmetin kopacağı gün de, ‘Firavun hanedanını azâbın en çetinine sokun’ denilecek ” [138]
Abdullah İbn Ömer (r.a.)’dan; Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Sizden biri öldüğü zaman ona, varıp oturacağı yeri sabah akşam gösterilir. O kimse cennet ehlinden ise, cennetten, cehennem ehli ise, cehennemden olan yeri gösterilir ve ona: ‘İşte senin oturacağın yer burasıdır. Nihâyet Kıyâmet günü Allah, seni buraya gönderecek’ denilir.” [139]
Âyet ve hadislerle sâbittir ki, kabir azâbı haktır. Kabirde ruhun cesede iade edilmesi haktır. Bütün kâfirler ve âsi mü’minler için kabir sıkıntısı ve azâbı haktır,
|