Abdulkadir Geylani Hz.lerinin cezbe halinde okuduğu söylenen kasidesi:
KASİDE-İ HAMRİYE (KASİDE-İ GAVSİYE)
Muhabbet; bana visal kadehlerini içirdi;
Ve.. yeni halime özüm:
—Bana doğru gel
Dedi..
Koştu, yürüdü bana doğru kadehlerde geldi;
Büyükler arasında özüm sarhoşluğu sezdi…
Sair kutuplara dedim ki:
-Derlenin gelin..
Çünkü benim erlerimsiniz alemime girin..
Ve benim askerlerimsiniz, gayret edin için..
Kavmin sakisi bana yetinceye kadar doldurdu;
Ben sarhoş olunca, size kalan artığım oldu.
Yücelik ve ittisal benim, siz eremediniz,
Ne var ki; yücedir, hepten sizin de makamınız.
Ama makamım devamlı yüce, siz alttasınız.
Ben Hazret Hakk’ın yakınlığındayım, yalnızım.
Bende tasarruf eder, yeter bana Zülcelâlim.
Ben ki: Ama her şeyde namlı ALACADOĞAN.(Hz Geylani'nin bir namı da Baz-ul Eşheb'dir, Alacadoğan)
Hak erlerinden kime verildi bende bulunan.
Senelerce ders okudum, sonunda kutub oldum.
Saadete nail oldum; Mevlalar Mevlâsından..
Bana kisve giydirdi, hepten süslü izzet saçan,
Hem bana taç giydirdi, özünde kemal bulunan.
Beni kurban ilan etti, istediğimi verdi.
Oldu davulum, yerde ve gökte tok tok çalınan;
Ve saadet perişanlığı bana oldu ayan.
Ben ki Hüseynî soydanım, hazinedir durağım.
Cümle Hak erlerinin boynunda durur ayağım.
O yaptı, toptan kutuplar üzerine sultanım;
Her hâl-ü kârda emrim geçer, hükümranım.
Hakkın beldelerine baktım ve gördüm ki hepten,
Hükmüme bağlanmakta hiç farkı yok bir zerreden.
Öyle sırra sahibim ki, onu ateşe bıraksam;
Hemence söner, küllenir o sırrımın yüzünden.
Öyle sırra sahibim ki, ölüye ondan saçsam;
Kalkar yürür, bana gelir, gücü Mevla gücünden.
Öyle sırra sahibim ki, onu dağlara atsam;
Atılır pamuk misali, seçilmez de millerden.
Öyle sırra sahibim ki, ben, denizlere katsam;
Hepsi kaybolur da gider, ama zeval nevinden.
Ne kadarı varsa cümle ayların ve yılların;
Yürür, tükenir ve sonunda ancak bana gelir.
Haberini getirir olmuş ve olacakların,
Cidal (mücadele) mi benimle; bu onlara çok giran (ağır, zor) gelir.
Biladullahtır mülküm, hem onlarda geçer hükmüm;
Vaktimi evvelimden daha evvel, saf görürüm.
Müridim, ortada korkulacak ne var, çünkü ben;
Pek azimliyim, cengâverlikte bir cengâverim.
Müridim, hiç korkma, çünkü Allah’tır benim Rabbim.
Risâletler verdi bana yüceliklere erdim ben,
Müridim; silkin, hoş ol, sonra terennüm eyle san;
İsmim devamlı yücedir, çekinme, yap neler istersen.
Vardır her velinin bir kuvvet kaynağı kademi..
Ama benim ki kemal bedri Nebînin (sav) kademi.
Ben oyum ki, Ceyli namım, hem Muhyiddin adımdır;
Şüphesiz, dağların başında duran bayrağımdır.
Ne şüphe dillerde meşhurdur adım ABDÜLKADİR;
Kemal kaynağına sahip Zat (sav) , öz ceddimdir.
|