Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 11.02.20, 08:11
Och Och isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 23.11.17
Bulunduğu yer: Tuna Boyunda
Mesajlar: 6,271
Forum Puanı: 5830
Etiketlendiği Mesaj: 412 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Avrupa Neden Pislik İçindeydi ?

Ortaçağ Avrupa’sında yıkanmamak modaydı ve kilise de yıkanmayı yasaklayan bildirimlerde bulunuyordu. Hatta o zamanlar yıkanmak ahlaksızlık olarak görülüyordu. Şu an medeniyetin en tepelerde gezdiği ve parmakla gösterildiği Avrupa neden o zamanlarda pislik içindeydi ve insanlar neden yıkanmıyordu?

O zamana kadar banyo ve hamam kültürünü devam ettiren Avrupalılar nedense yıkanmamayı tercih ettiler. IV. yüzyılda Hıristiyan din adamları temizlik ve yıkanma konularında fetva vermiş ancak şehveti körükleyici etkisinden dolayı kadınların çıplak yıkanmasını hamamlarda ve toplu alanlarda yasaklamış olup sadece evde banyo yapmasına izin vermiştir. Ortaçağa doğru ise açık alanlarda yıkanmayı ahlaki açıdan sakıncalı bulup tamamen yasaklamıştır. Neden olarak ta “hastalık bulaşmasını, cinsel arzuların artmasını” göstermiştir.

O zamanlarda veba, tifüs gibi salgın hastalıkların artmasında en büyük etkenin su olduğuna inanılıyordu. Hatta 16. yüzyılda yayınlanan bir tıp makalesinde suyun mikrop ve hastalık taşıdığı ve bu nedenle yıkanmanın insan vücudun direncini zayıflatacağından bahsedilir. Yıkanmanın sadece ahlaksızlık nedeniyle değil sağlık açısından da zararlı olduğu ve hatta yıkanmış vücudun hava ile teması sonucunda genişleyen deri gözeneklerinden hastalık bulaşacağını hatta ölümcül olacağı konusunda da bilgi verilir. Nezle, grip gibi enfeksiyonlarla birlikte körlüğün de sudan bulaştığına inanılırdı.

16. yüzyılın ortalarına doğru halk tamamen banyo yapmayı unutur. Sadece el, yüz ağızlar yıkanmaktadır. Banyo yapan çok elit bir kesim kalmıştır. O da yılda birkaç kez! Örneğin, İspanya kraliçesi 1. Isabel (1451- 1504) ömrü boyunca 2 kez yıkanmıştır; doğduğunda ve evlendiğinde. “Yıkanmamanın nedeniyle midir” bilinmez ama o zamanlarda aldığı bir kararla Hıristiyan olmayanlar üzerinde baskı kurmuş ve 200 bin İspanyol’u ülke dışına sürmüş, geriye kalanları da Engizisyon kararı ile idam ettirmiştir. Bu kraliçemiz gibi yılda 2 kez yıkanmış olan bir de Fransa kralımız va: XIV Louis. Fransa’yı ziyaret eden bir Rus elçisi, dönüşünde yayınladığı notlarında XIV Louis’in vahşi bir hayvan gibi koktuğundan bahseder. Bu nedenle Avrupa tarafından dışlanmış ve sapık ilan edilmiştir. Avrupa’ya göre Rusların banyo kültürü daha iyiydi. En azından ayda bir banyo yapıyorlardı.
O zamanlar Avrupa saraylarının nasıl koktuğunu siz tahmin edin. Kokuyu bastırmak için aromalı bitkiler ve parfümler kullanılıyordu. Şimdi Fransa’nın özellikle Paris’in parfüm sektöründe nasıl 1 numara olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

Bundan 3000 yıl önce banyo kültürüne sahip Eski Yunanlılardan itibaren Avrupa’nın tekrardan banyo alışkanlığını kazanması ancak 19. yüzyılın başlarına doğru gerçekleşecektir. Avrupa’nın yıkanmayı yasakladığı zamanlarda Osmanlı ve Arap mimarlarının günümüze miras bıraktığı o muhteşem çeşme, sebil ve hamamları da aklımızdan çıkarmamakta fayda var diye düşünüyorum.

Netten


Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148