Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 03.03.20, 09:17
bitter bitter isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 07.04.15
Mesajlar: 1,108
Forum Puanı: 4869
Etiketlendiği Mesaj: 56 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart 17 Yaşındaki Bir Şizofren Hastasından Aşkın Tarifi

17 Yaşındaki Bir Şizofren Hastasından Aşkın Tarifi;

Aşk, kış kıyamette bile kelebek olmaya heveslenecek kadar çocuk tutabilmektir kalbi…
On yedi yaşında bir şizofrenim; benim de aşk tarifim böyle. İnsanların arasında yalnız hissediyorum kendimi; kimse sincaplardan, sardunyalardan ve kelebeklerden konuşmak istemiyor.

“Ben kelebek olacağım” dedim anneme; “kelebeğin ömrü üç gündür” dedi. “Zaten üç günlük dünyada yaşıyoruz” dedim. Evet, ben hastayım; siz çok sağlıklısınız!

“Balık olmaya gidiyorum” dedim babama; “insan olarak yaratıldığına şükret” dedi. “Birazcık yosun kokmak ve kayalıklara pullarımı bırakıp, ışığa baygın baygın bakmak kim bilir ne güzeldir” dedim. Anormallik iyi geliyor bana; sizin normalliğiniz beni çok incitiyor…

“Bir gün ırmağa dönüşeceğim” dedim öğretmenime; “iyileşeceğine inanıyorum senin” dedi.
“Hayal bilgisi dersleri olsa keşke; birimiz sazlık olsa, diğerimiz kırlangıç” dedim. Biliyorum ki beni anlamadı ve sesimi unutuncaya kadar susmak istiyorum oysa…

“Denizyıldızlarına çok özeniyorum” dedim arkadaşıma; “her zamanki gibi tuhaf konuşuyorsun” dedi. “Denizyıldızlarının şarkılarını duyabilseydin, sen de benim gibi özenirdin onlara” dedim. Tuhafım ve sizi de tuhaflaşmaya davet ediyorum !

“Rengini niye içine attı rüzgârlar, biliyor musun ?” dedim komşuma; “rüzgârların rengi yok ki” dedi.
“Dağların, denizlerin ve ovaların haritadaki hallerini gördükleri günden beri, gizliyor o muhteşem rengini bütün rüzgârlar” dedim. Hayalciymişim hep; siz gerçekçi olduğunuz için yeryüzü böyle bencilliklerle, kıyımlarla ve mutsuzluklarla dolu…

“ Yarış atları, -ayrıca faytonlarda kullanılan atlar- ve eşekler hep hor görülüyorlar“ dedim kardeşime; “kaderlerinde bu varmış, sen böyle şeyleri düşüneceğine psikiyatri kontrollerini aksatma” dedi. “”Zalimlik, cehalet ve kibir nasıl da kutsallaştırılmış; ne acı” dedim. Atlar, eşekler ve ben, ağlıyoruz gece yarıları siz uyurken…

An gelecek, doğaya karışacağım; ağaçların, ormanların ve leyleklerin özüne serpiliverecek ruhum. Şimdilik insanım, evet; bir sokak kedisi ne kadar insan olabilirse, ben de o kadar insanım işte…

“Mezbahalar” desem susuyorsunuz.
“Nükleer santraller” desem umarsamıyorsunuz, “hepimiz hayvanlarla, derelerle, ormanlarla eşiz bu dünyada” desem ayıplıyorsunuz; “aşk” desem, “beni anlamadınız, aşkolsun” desem, öylece bakıyorsunuz. Aşk benim doğa`mda var ve siz sevgisizlikler, doğa`mı katlediyorsunuz…

Slyvia Plath, “bir ayna damıtan şu buluttan daha fazla annen değilim senin” dedi bana uykumda; “uzayıp giden kara parçalarına inat, annelik yapıyorum yavru bir buluta” dedim ona. Öyle güzel söyleştik, öyle güzel dertleştik ki; o intihar etmemiş gibiydi, ben tecavüz edilmemiş gibi…

On yedi yaşında bir şizofrenim; bazen bir kaplumbağa, bazen bir yeşillik, bazen de bir kelebek, sevgilim oluyor benim.
İnsanların arasında yalnız hissediyorum kendimi; kimse düşlerden, özgürlükten ve aşk`tan konuşmak istemiyor.

Bir kelebek ölüsüyüm yanıbaşınızda; beni rengarenk rüzgârlar diriltiyor…

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148