Ucu bucağı görünmeyen devâsa bir evrendeyiz. Sadece bulunduğumuz galaksinin bir ucundundan bir ucu, 100.000 ışık yılı. Ve milyarlarca galaksi var.
Yani ışık hızında bile gitsek, bizim galaksimizi keşfetmek mümkün değil.
Oysa tasavvuf ehli, evrenin bir baş parmak tırnağı kadar bile büyük olmadığını söylerken burada anlatılmak istenen bir sır vardır. Ve o sırrın da içimizde gizlendiği vurgulanıyor.
Demek ki evreni anlamak isteyen, önce kendisini anlamalı. İnsanı anlamalı. O insan; Bakara 30-39 da Allah'ın halife olarak yarattığı insandır.
İnsan Allah'ın halifesi değildir. Mülkün tasarrufunun emrine verildiği evrenin halifesidir. Bitki, hayvan, madde v.s. evrende ne varsa insanın tasarrufuna verilmiştir. Bugün ilim, bilim henüz bebeklik çağındadır. Yarın bırakın yıldızlar arası yolculuğu, galaksiler arası yolculuklar bile sıradan olaylar haline gelir. Ama Allah'ın insandan istediği bu değildir.
Allah insandan evrenin sırrına değil, kendi içindeki sırra ulaşması için yaratmıştır.
İşte bu sırra ulaşıldığı zaman, akılda cevabı olmayan soru kalmayacaktır.
__________________
Nesimi'ye sormuşlar;
O YAR ile hoş musun?
Hoş olayım olmayayım o YAR benim
Kime Ne!
|