Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 06.06.20, 22:30
Swordsfish - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Swordsfish Swordsfish isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 24.10.19
Bulunduğu yer: TR
Mesajlar: 2,486
Forum Puanı: 3386
Etiketlendiği Mesaj: 78 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

— “Elçin kim?”
— Sihirbazlar.
— “Gözünün nuru nedir?”
— Karı boşamak.
— “Sevgilin kim?”
— Cuma namazını bırakanlar.
Resulullah (s.a.a) Efendimiz bu defa başka bir mezvua geçti ve şöyle sordu:
— “Ya lâin, senin kalbini ne kırar?”
— Allah (c.c.) yolunda cihada giden atların kişnemesi…
— “Peki senin cismini ne eritir?”
— Tevbe edenlerin tevbesi.
— “Peki ciğerini ne parçalar, ne çürütür?”
—Gece ve gündüz Allah’a (c.c.) yapılan istiğfar.
— “Peki yüzünü ne buruşturur?”
— Gizli sadaka.
— “Peki gözlerini kör eden nedir?”
— Gece namazı.
— “Peki başını eğdiren nedir?”
— Çokça cemaatle kılınan namaz.
Resûlülllah (s.a.a) Efendimiz tekrar bir başka mevzua geçti ve şöyle sordu:

— “Sana göre insanların en saadetlisi kimdir?”
— Namazını bilerek, kasden bırakanlar.
— “Peki sana göre insanların en şakisi kimdir?”
— Cimriler.
— “Peki seni işinden ne alıkoyar?”
— Ulema meclisleri.
— “Peki yemeğini nasıl yersin?”
— Sol elimle parmaklarımın ucu ile.
— “Peki sam yeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin?”
— İnsanların tırnakları arasında.
Resûlullah (s.a.a) Efendimiz, bundan sonra, başka mevzuu sordu. İblis de cevap verdi.
— “Rabbinden neler talep ettin?”
— On şey talep ettim.
— “Nedir onlar ya lâin?”
1) Allah’tan (c.c.) dilerim ki beni Ademoğullarının malına ve evlâdına ortak ede…
Bu ortaklık talebimi yerine getirdi ki, bu;
— “Onlara ortak ol… Mallarına ve çocuklarına. Onlara vaadet. Halbuki şeytan onlara en çok gurur vaadeder.” Ayet-i celîlesi ile sabitti.

Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim. Faiz ve haram karışan yemekten de yerim. Şeytandan, Allah’a (c.c.) sığınılmayan malın da ortağıyım. Cinsî münasebet ânında da; Allah’a (c.c.) şeytandan sığınmayan kimse ile birlikte hanımı ile birleşirim… Ve o birleşmeden hasıl olan çocuk, bize itaat eder, sözümüzü dinler. Her kim hayvana binerken helâl yola gitmeyi değil de, aksini isteyerek binerse, ben de onunla beraber binerim. Yol arkadaşı ve binek arkadaşı olurum.
Bu da âyet-i kerîme ile sabittir. Allah-ü Tealâ, bana şu emri verdi:
— “Onlar üzerine süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkart…”
2) Allah-ü Tealâ’dan (c.c.) diledim ki: Bana bir ev vere… Bu dileğim üzerine hamamları bana ev olarak verdi.
3) Diledim ki Bana bir mescid vere. Pazar yerlerini bana birer mescid yaptı.
4) Benim için bir okuma kitabı vermesini istedim. Şiirleri bana okuma kitabı yaptı.
5) Diledim ki: Benim için bir ezan vere. Mezmurları verdi.
6) Diledim ki: Bana bir yatak arkadaşı vere… Sarhoşları verdi.
7) Diledim ki: Bana yardımcılar vere. Bunun için de kaderiye mensuplarını verdi.
8) Diledim ki: Bana kardeşler vere. Mallarını boş yere israf edenleri verdi.
Bir de masiyet yolunda para harcayanları. Bunlar da şu âyet-i kerime ile sabittir:
— “O kimseler ki: Mallarını boş yere harcarlar. Onlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır.”

Bir ara Resûlullah (s.a.a) Efendimiz şöyle buyurdu:
— “Eğer söylediklerini, Allah’ın (c.c.) kitabındaki ayetlerle isbat etmeseydin seni tasdik etmezdim.”
Bundan sonra İblis devam etti:
9) Ya Muhammed (s.a.a)! Allah’tan (c.c.) diledim ki, Ademoğullarını ben göreyim; ama onlar beni göremezler. Bu dileğimi yerine getirdi.
10) Diledim ki: Ademoğullarının kan mecralarını bana yol yapa… Bu da oldu.
Böylece ben, onlar arasında akıp giderim… Gezerim… Hem nasıl istersem… Bütün bu istediklerimi verdi. “Hepsi sana verildi” buyurdu… Ve ben bu hallerimle iftihar ederim. Sonra… Şunu da söyleyeyim ki; benimle beraber olanlar seninle beraber olanlardan daha çoktur. İşte… Böylece kıyâmete kadar Ademoğullarının ekserisi benimle beraber olurlar.
Bundan sonra İblis şöyle anlattı:
— Benim bir oğlum vardır… Adı ATEME’dir. Bir kul, yatsı namazını kılmadan uyursa, gider; onun kulağına bevleder. Eğer böyle olmasaydı; imkan yok insanlar namazlarını eda etmeden uyumazlardı. Benim bir oğlum daha vardır ki: onun adı da MUTEKAZI’dir. Bunun vazifesi de; yapılan gizli amelleri yaymaya çalışmaktır.
Meselâ:
Bir kul, gizli bir itaat işlerse… Ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsa… MUTEKAZI onu dürter… En sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkartmaya muvaffak olur. Böylece: Allah-ü Teâla (c.c.) o amel

sahibinin yüz sevabının doksan dokuzunu imha eder. Biri kalır… Çünkü, bir kulun yaptığı gizli bir amel için tam yüz sevap verilir.
Sonra;
Benim bir oğlum daha vardır ki: Onun adı da KUHAYL’dır. Bunun işi de insanların gözlerini sürmelemektir. Bilhassa ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme onların gözüne çekildi mi, uyuklamaya başlarlar. Ulemanın sözlerini işitmezler. Böylece hiç sevap alamazlar.
Bundan sonra, İblis şöyle anlattı:
— Hangi kadın olursa olsun, onun kalktığı yere şeytan oturur. Her kadının kucağında mutlak bir şeytan oturur… Ve onu bakanlara güzel gösterir. Sonra, o kadına bazı emirler verir. Meselâ:
Elini kolunu. dışarı çıkar göster, der. O da bu emri tutar… Elini kolunu açar, gösterir. Bundan sonra, o kadının haya perdesini tırnakları ile yırtar. İblis bundan sonra; Resûlullah (s.a.a) Efendimize kendi durumunu anlatmaya başladı.
—Ya Muhammed, bir kimseyi delâlete sürüklemek için elimde bir imkân yoktur. Ben ancak vesvese veririm ve bir şeyi güzel gösteririm, o kadar. Eğer delâlete sürüklemek. elimde olsaydı, yeryüzünde Allah’tan (c.c) başka ilah yoktur ve Muhammed (s.a.a) Allah’ın (c.c.) Resûlüdur (s.a.a), diyen herkesi. Oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım, hepsini delalete düşürürdüm. Nasıl ki, senin elinde de hidayet nev’inden bir şey yoktur. Sen ancak Allah’ın (c.c.) Resûlüsün (s.a.a). Ve tebliğe memursun. Şayet hidayet elinde olsaydı; yeryüzünde tek kâfir bırakmazdın. Sen Allah’ın (c.c.) halkı üzerine bir hüccetsin… Ben de, kendisi için ezelde şekavet yazılan kimselere bir sebebim. Said olan kimse, ta, ana karnında iken, saiddir. Şaki olan da, yine ana karnında

iken şakidir. Saadet ehli kılan Allah (c.c.), şekavet ehli kılan da Allah (c.c.).
Bundan sonra… Resûlullah (s.a.a) Efendimiz şu iki âyet-i kerîmeyi okudu:
— Bunlar, ta, sonuna kadar böyle değişik şekilde devam edecek, ancak Rabbin (c.c.) esirgedikleri hariç… Allah’ın (c.c.) emri behemahal yerini bulan bir kaderdir…
Bundan sonra, Resûlullah (s.a.a) Efendimiz, İblis’e şöyle buyurdu:
— “Ya Ebâ Mürre! Acaba senin bir tevbe etmen ve Allah’a (c.c.) dönmen mümkün değil mi? Cennete girmene kefil olurum. Söz veririm.”
Bunun üzerine İblis şöyle dedi:
— Ya Resûlallah (c.c.). İş verilen hükme göre oldu. Kararı yazan kalem de kurudu… Kıyamete kadar olacak işler olacaktır. Seni Peygamberlerin efendisi kılan cennet ehlinin hatibi eyleyen ve Seni halkı içinden seçen ve halkı arasında bir gözde yapan, beni de şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah (c.c.), bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.
Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı:
— İşte… Bu söylediklerim, sana son sözümdür… Ve bütün söylediklerimi de doğru söyledim.

Kaynak: Şeceret-ül Kevn (Hayat Ağacı), Muhyiddin-i Arabi (k.s.)


__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var.
-Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148