Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 21.06.20, 21:02
Swordsfish - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Swordsfish Swordsfish isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 24.10.19
Bulunduğu yer: TR
Mesajlar: 2,486
Forum Puanı: 3386
Etiketlendiği Mesaj: 78 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Allah (C.C.) Şükretmek

Bilesin ki. ulu Allah (C.C.) Kur´an-i Kerim´de:
«Allah'i zikretmek daha büyüktür.» (Ankebût Sûre Celîlesi - 45) diye buyurmakla
birlikte sükretmeyi Allah (C.C.)'i zikretmek ile yanyana getirirken söyle
buyurmustur:
«— O halde siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana sükredin, sakin
bana karsi nankör olmayin.»
(Bakara Sûre Celilesi; 152)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Eger sükreder ve inanirsaniz, Allah sizi azaba çarptirmaz. Allah sükrün
mükâfatini verir ve her seyi bilir."
(Nisa Sûre-i Celilesi: 147)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Hiç kimse, Allah'in izni olmaksizin ölmez, ölümün kesin zamani bellidir. Dünya
kazancini isteyene oradan bir pay veririz. Âhiret sevabini dileyene de oradan bir
pay veririz. Sükredenleri mutlaka mükâfatlandiracagiz.»
(Âl-i Imrûn Sûre Celilesi - 145)
Ulu Allâh (C.C.) lânelük seytanin amacina tercüman olarak söyle buyuruyor:
"Beni onun (âdemin) yüzünden azginliga mahkûm ettigine göre (onlari saptirmak)
için dosdogru yolun üzerinde pusu kuracagim.
Sonra ben onlara önlerinden, arkalarindan, saglarindan ve sonarindan (her
yanlarindan) sokulacagim da sen onlarin çogunu sükreder bulmayacaksin"
(A'raf Süre Celilesl: 16—17).
Görüldügü gibi lânetli seytan insanlari pesinen lekeleyerek onlari sükürden
uzaklastirip Hz. Ademe secde etmedigi için Allâh (C.C.)'in rahmetinden
uzaklastirilisinin öcünü alacagini soklamomaktadir.
Nitekim ulu Allâh (C.C.) söyle buyurur:
> "Kullarimin içinde sükredenler azdir."
(Sebe' Sûre Celilesi: 13)
Ulu Allâh (C.C.) su âyette hiç bir seyi müstesna tutmayarak sükür karsiliginda her
nimeti artiracagini kesinlikle belirtmektedir:
Ve hatirlayin kî, Rabb'iniz size sunu bildirmisi.
"Eger sükrederseniz, kesinlikle size daha fazlasini veririm. Eger nankörlük
ederseniz, hiç süphesiz, azabim pek çetindir."
(ibrahim Sûre Celilesi; 7)
Oysa ki, asagidaki bes seyin bagisini kayda baglamis, kesinlikle verecegini
belirtmemistir.
"1 — Zenginlik" Ulu Allâh (C.C.) bu konuda:
"Eger geçim darligindan korkuyorsaniz, Allâh eger dilerse size zenginlik
bagislayacak. O her sey] bilen ve her yaptigi yerinde olandir."
(Tevbe Sûre Celîlesi: 28) buyuruyor.
"2 — Dualari kabul etmek" Ulu Allah (C.C.) bu konuda:
"Putlariniza degil ancak Allah'a dua edersiniz. O da dilerse hakkinda onun
yardimini dilediginiz sikintiyi çözer de ona ortak kostuklarinizi unutuverirsiniz»
buyuruyor."
(En'am Sûre Celilesi; 41).
"3 — Rizik" Ulu Allah (C.C.) bu konuda:
"Allah diledigine, hesapsiz rizik verir." buyuruyor. (Nur Sûre Celilesi: 38)
"4 — Afv" Ulu Allah (C.C.) bu konuda:
«Hiç süphesiz. Allâh kendisine ortak kosulmasini bagislamaz. Bunun disindaki
günahlari diledigi kimselere bagislar.» buyuruyor. (Nisa Süre-i Celilesi. 48)
"5 - Tevbeyi kabul etmek" Ulu Allâh (C.C.) bu konuda:
«Allah, diledigi kimselerin tevbesini kabul eder.» buyuruyor. (Tevbe Süre-i
Celilesi 15)
Öteyandan sukur Allâh (C.C.)'a has davranislardan biri olarak gösterilmektedir.
Nitekim Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Eger Allah'a, karsilik beklemeksizin, iyilik ederek Allâh'a borç verirseniz, onu size
kat kat geri verir ve günahlarinizi afveder. Allah merhametli ve iyiligin karsiligini
fazlasi ile verendir." (Tegabun Sûre-i Celilesi; 17)
Ulu Allah (C.C) su iki âyette cennetliklerin ilk sözlerinin sükür olacagini
belirtmektedir.
Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
«— Bize verdigi sözü yerine getirerek istedigimiz yerde oturmak üzere cenneti
bagislayan Allah'a hamd (sükr) olsun.»
(Zûmer Sûre-i Celilesi; 74)
«— Cennetliklerin (oraya girince) söyleyecekleri sözlerin son cümlesi «alemlerin
Rabb'ina hamd (sükr) olsun» dur.»
(Yûnus Sûre-i Celilesi: 10)
Bu konudaki hadislere gelince Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Yedigine sükreden kimse, açliga katlanarak oruç tutan kimse gibidir."
(Peygamberimiz (S.A.S.) burada nafile orucu kasdetmektedir)
Hz.Ata (R.A.) der ki, «Bir gün Hz.Ayse (R.A.)'yi ziyaret etmeye gittim, ona "Allâh
(C.C.) Resul'ünün sahit oldugun en sasirtici hareketini anlat." dedim. Bunun
üzerine Ayse (R.A.), göz yaslari arasinda söyle dedi. «O'nun hangi hareketi
sasirtici degil di ki! Bir gece eve geldi, benim ile birlikte yataga girdi, tenim tenine
degmisti.
Tam bu sirada bana «ey Ebu Bekr'in kizi, birak beni de Rabb'ime ibadet edeyim»
dedi. Ben de «senin yakinligini isterim, ama arzuna uymayi tercih ederim.»
diyerek ona izin verdim. Derhal kalkti, su tulumunun yanina vardi, az az su
dökünerek abdest aldi ve namaza durdu.
Bir yandan da aglamaya basladi, akan göz yaslari gögsüne kadar inmisti, sonra
aglayarak rukûa vardi, aglayarak secde etti, aglayarak secdeden basini kaldirdi,
sabah ezani okumak üzere Bilâl'in gelisine kadar bir yandan agladi, bir yandan
namaz kildi.
Ben O'na «Allâh (C.C.) senin geçmis, gelecek bütün günahlarini pesinen
afvettigine göre neye agliyorsun?» diye sordum. Bana su cevabi verdi:
«— Ben sükreden bir kul olmayayim mi? Niye olmayayim, ulu Allâh (C.C.) bana
su âyeti indirmistir.
"Hic süphesiz, göklerin ve yerin yaratilisinda, günün ve gecenin (uzayip kisalarak)
birbirini kovalayisinda derin düsünceliler hesabina bir çok ibretti deliller vardir.
Bu derin düsünceliler ayakta, oturarak ve yan üstü uzanmislarken Allah'i anarlar
ve «ey Rabb'imiz, sen bütün bu varligi bosuna yaratmadin, seni böyle bir
isnaddan tenzih ederiz, o halde bizi cehennem azabindan koru.» diyerek göklerin
ve yerin yaratilisi hakkinda enine boyuna düsünceye dalarlar.» (Al-i imran Sûre-i
Celilesi: 790-191)
Bu hadise müminin her zaman aglamasi gerektigini belirtir. Su rivayet de ayni
sirra isaret eder:
Peygamberlerden biri, bir gün yolda giderken küçük bir kaya parçasi görür, kaya
durmadan su sizdirmaktadir. Peygamber bu duruma sasar. Bu sirada kaya parçasi
Allâh (C.C.)'in izni ile dile gelerek:
«Allah'in, kâfirler için hazirlanan ve yakacagi insan ve tas olan cehennemden
korkun»
(Bakara Süre-i Celilesi; 24), mealindeki âyetini duydugumdan beri o korku ile hep
agliyorum der).
Bunun üzerine Peygamber Allâh (C.C.)'a yalvardi da o kaya parçasini cehenemden
bagislatti. Fakat bir müddet sonra ayni kaya parçasinin yanma vardiginda onu
yine ayni sekilde aglar durumda bulur. Ona: «peki, simdi niye agliyorsun» diye
sorar. Kaya parçasi ona «o zamanki aglamam korkudan idi. Simdi ise sükür ve
sevinç gözyasi döküyorum» diye cevap verir.
Insan kalbi de tas gibidir, hatta belki de tastan bile daha katidir. Bu katilik ancak
hem korku ve hem de sükür halinde aglayarak giderilebilir.
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kiyamet Günü «hamdediciler ayaga kalksin» diye ses gelir, bu ses üzerine bir
zümre ayaga kalkar, onlara özel bir sancak verilerek hepsi cennete gönderilir.»
Sahabiler «hamdediciler kimlerdir?» diye sorarlar. Peygamber (S.A.V)´imiz: "Her
durumda Allâh (C.C.)'a sükrederlerdir."
(baska bir rivayete göre): "Rahatlikta ve sikintida Allâh (C.C.)'a sükredenlerdir)"
diye buyurur.
Peygamberimiz (S.A.S.) «hamd (sükür) Rahman'in elbisesidir» buyurmustur.
Ulu Allah (C.C.) Hz. Eyyûb'e (A.S.) uzun bir konusmada:
«Ben sevdigim kullarimin sükrünü mükafat olarak kabut ederim.» diye vahyetti.
Ulu Allâh (C.C.), yine Hz. Eyyûb'e sabirli kullar hakkinda:
«Onlarin yurdu »Dârusselâm»´dir. Oraya girdiklerinde onlara sükretmeyi ilham
ederim, o sözlerin en hayirlisidir. Sükrettikleri zaman onlara verdiklerimi
artiririm, beni görmelerini nasip ederek onlara verdigim nimetleri artirmis
olurum.» diye vahyetti.
Mal yigma hakkindaki âyetlerden biri. inince Hz. Ömer (R.A.) Peygamber´imize
(S.A.S.) hangi mali biriktirelim? diye sorar.
Peygamber (S.A.S.)´imiz: "Biriniz zikreden dil ve sükreden kalb edininiz» diye
buyurur.
Görülüyor ki, Peygamber (S.A.S.)'imiz servet yerine sükreden kalb sahibi olmayi
emrediyor.
Ibni Mes'ûd (R.A.) «sükür, imanin yansidir» der.
Bilesin ki, sükür hem kalbi, hem dili ve hem de vücûdun belli basli organlarini
ilgilendirir.
1 — Kalbi ilgilendiren sükür, iyilige yönelmek ve bütün canlilar için iyilik duygusu
beslemektir.
2 — Dili ilgilendiren sükür, hamd mânâsi ifâde eden sözleri Allah (C.C)'i sükür için
dile getirmektir.
3 — Baslica vücüd organlarini ilgilendiren sükür. Allah (C.C)'in verdigi nimetleri
O'na kulluk maksadi ile kullanmak, O'nun emrine aykiri sekilde kullanmaktan
sakinmaktir.
Buna göre gözler vasitasi ile yapilacak sükürden biri, müslümanin görülen
kusurlarina göz yummak, kulak ile yapilacak bir sükür çesidi de müslüman
hakkinda isitilen bir kusuru saklamaktir. Her kim davranis da göz ve kulaga
bagislanan nimetlere karsilik olarak yapilacak olan sükür görevleri arasindadir.
Allâh (C.C.)'in tekdirine karsi hosnutluk belirtmek, dilin görevi olan bir sükür
çesididir.
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) bir sabah sahabilerden birine:
«Gecen nasil geçti» diye sorar. Sahabi de: «iyi geçti» diye cevap verir. Peygamber (S.A.S.)'imiz üçüncü seferinde, "Allâh (C.C.)'a hamd ve sükürler olsun, iyi
gecti" cevabini alincaya kadar ayni soruyu arka arkaya tekrarlar. Nihayet son
cevabi alinca «senden aradigim buydu» diye buyurur.
Eski örnek müslümnlar biribirlerinin halini sormayi geleneklestirmislerdi.
Maksatlari Allâh (C.C.)'a sükretmeye firsat hazirlamakti. Böylece hem sükreden
ve hem de ona bu imkâni verdigi için halhatir soran birlikte ibadet etmis oluyordu.
Yoksa amaçlari, karsi tarafa ilgi ve iltifat gösterip riyakârlik etmek degildi.
Hali sorulan herkes ya sükreder, ya durumundan sikâyet edebilir veya hiç bir
cevap vermez. Sükür ile cevap vermek ibadettir. Halden sikâyet ederek cevap
vermek, müslümana yakismayan, çirkin bir davranistir. Her seye kadir olan ulu
Allâh (C.C.)'i elinden hiç bir sey gelmeyen bir kula sikâyet etmek nasil çirkin
olmaz!
Basina gelen belâya katlanmayi beceremedigi ve iradesinin zayifligi kendisini
sikâyet etmeye sürükledigi takdirde insanin bu sikâyeti, hiç olmazca. Allâh
(C.C.)'a yapmasi daha yerindedir. Çünki belâyi veren de o, giderebilecek olan da
O'dur.
Kulun Allâh (C.C.) karsisinda düskünlügünü arzetmesi sereftir, fakat Allâh
(C.C.)'dan baskasi önünde sikâyet etmek alçakliktir. Karsindakinin de kendisi gibi
âciz bir kul oldugunu gözden kaçirarak bir insanin baskasi önünde zavallilasmasi
halinden yakinmasi çirkin bir alçakliktir.
Nitekim Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
«— Hiç süphesiz, siz Allah'i birakip putlara tapiyor ve asesiz güç kaynaklari
uyduruyorsunuz.
«Allah'i birakip taptiginiz putlar, size hiç bir sey veremezler. Rizki Allah katinda
arayiniz, sirf O'na kulluk ediniz, yalniz O'na sükrediniz, O'nun katina
döndürüleceksiniz.»
(Ankebût Sûre-i Celilesi: 17)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Allah'i birakip yardima çagirdiklariniz da sizin gibi kullardir. Eger bu
tutumunuzda yanilmiyorsaniz, haydi onlari yardima çagirin da cevap versinler»
(A´raf Sûre-i Celilesi: 194)
Buna göre dil ile sükretmek, sükür görevinin bir çesididir.
Rivayet edildigine göre bir gün bir heyet emevî halifelerinden Ömer Ibni
Abdülâziz'i (R.A.) ziyarete gider. Aralarindan bir delikanli ayaga kalkip konusmak
ister. Halife, «en yasliniz konussun, en yasliniz» der.
Bunun üzerine ayaga kalkan delikanli «Ey Emirel mü´minin is yasa kalsaydi,
müsiümanlar arasinda senden daha yaslisi vardi (onun halife olmasi gerekirdi)»
der.
Cevabdan hoslanan halife, delikanliya «Haydi, o halde sen konus» deyince.
Delikanli sunlari söyler: «Bizler ne bir sey istemek için ve ne de himaye edilmek
için gelen bir heyetiz. Cünki faziletli idaren bize istediklerimizi ulastirdi. Adaletin de bizden korkuyu giderek güvenligimizi sagladi.
Bizler sadece bir sükran heyetiyiz, sana sözlü olarak sükranlanmizi arzedip
dönmeye geldik.»


__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var.
-Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148