
13.08.20, 00:39
|
 |
Bilgili Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,485
Forum Puanı: 10204
Etiketlendiği Mesaj: 5352 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
CennetOrdusu Nickli Üyeden Alıntı
Kardeşlerimiz yeterince açık bir biçimde anlatmışlar. Ben de bir iki ekleme yapayım.
Tasavvuf sadece kitaplarda öğrenilmez. Yaşayarak ve görerek dediğimiz seyr-i sülük hali de tasavvufun bir parçasıdır. İslamiyet, şeriat kanunlarını herkese getirir. Ama tarikat tasavvuf konusunda, istidadı olanın gitmesini söyler. Bu sebeple, bu ilimlerin özellikle de İbn-i Arabi'nin kitaplarındaki konular derin istidadı olmayanlar için uçurumdur. Çünkü herkese Allah bu derin tasavvufi anlayışı vermemiştir.
Bir misal ile anlatayım sana şunu; Misal İbn-i Arabi'ye dil uzatılan konulardan birisi de firavunun imanının kabul olduğuna dair sözleridir. Firavun'un imanı asla kabul olmamıştır. Peki İbn-i Arabi niye imanı kabul oldu demiştir? İşin sırrı imanın çeşitlerindedir. İmanın çeşitleri var mıdır? Tabii ki. İman kalp ile, göz ile, ruh ile olmak üzere üç sınıftır. Bizden istenen, dünyada asgari seviyede imanımızın seviyesi kalp ile olanıdır. Ruh ile iman etmek, evliyaullahın ve Allah dostlarının seviyesidir ki, onlar lehv-i mafhuzu bile görebilirler. Bunun bir örneği, Üzeyir garihin doğumunu babasına daha ana rahmine bile düşmeden söyleyen Küçük Hüseyin Efendi (k.s.) hazretleridir.
Firavun, göz ile gördüğüne iman etmiştir. Çünkü Hz.Musa'nın ona olan tebliğini ciddiye almamış ve kendini tanrı ilan etmiştir. Halbuki Allah (C.C.) Hz.Musa'yı firavuna gönderdiğinde, eğer iman ederse tüm malının mülkünün ona helal olacağını ve ebedi gençliğin kendine verileceğini Hz.Musa aracılığı ile firavuna iletmiştir. Ancak firavun enaniyete kapılarak, gözünün görmediğine iman etmemiştir. Ne zaman ki kızıldeniz de suların arasında kaldı canı çıkacak iken, gözündeki perde kalkıp melekleri görünce iman ettiğini söylediyse de imanı Allah katında kabul olmamıştır. Çünkü göz ile iman, münafıkların iman çeşididir ve Allah bunu asla kabul etmez.
İbn-i Arabi hazretlerinin anlatmaya çalıştığı olay budur. Ama bunu tasavvuf bilmeyen cahil kafalar, vay efendim İbn-i Arabi kafir gibisinden saçma ve avelce laflar etmektedirler. Halbuki onu dedikleri anda, kendileri kafir oluyorlar farkında değiller.
Bak basit bir cümlenin bile anlatımı ne kadar uzun sürdü gördün mü? Düşün ki ciltlerce kitaptaki derin mevzuların ilmini ve anlatımlarını? O sebepten tasavvuf herkesin harcı değildir. Sen bu forumdaki cahillere bakma. Cin daveti, vs. gibi İslam ve ilmin i sinden haberi olmayanlar, bu konuları oyuncak zannediyorlar.
Sana tavsiyem bu derinliğe eğer istidatın yoksa girme. Ciddi anlamda savrulursun.
|
savrulacak yasi geceli cok oldu, o dedigin olmazda bir suredir tasavvuf ehli alimlerinin kitaplariyla,tasavvufa karsi olan alimlerin kitaplarini karsilastirmali olarak okuyorum, tasavvufun cikisi konusunda tasavvuf alimlerinin arasindaki farkli gorusleri ve tutarsiz gordugum konulari sahih hadisler ve ayetlerle karsilastiriyorum cok tuhafliklar var not aliyorum yakinda konuyu acarim
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
|