Hallaci Mansur un idami
Halife’nin emri ile
önce bin sopa vurulmaya
ve
elleri-ayakları kesilip
ve
boynu uçurulup
ve
cesedi yakılıp
külleri ırmağa savrulmaya hüküm giyer.
Ölüm için getiriliyordu.
Korkunç bir kalabalık toplanmıştı.
Hallac durmadan gülüyordu. Sordular:
“Bu ne haldir?“
cevap verdi:
“Allah’ın cemalinin çağırıcısının ve Allah’a kavuşacak bir adamın hali”
İki rekat namaz kıldı ve şöyle dua etti:
Allah’ım şu anda mevcud olan tüm tecelliler sensin.
Asılmaya giden,
asmaya gelen
ve
asılanı seyredenler yine senin tecellindir.
Benim varlığım senin varlığının beşerîlik serabı,
senin varlığın benim varlığımın ilâhîlik serabıdır.
İki serab da sensin, iki ayrı serab olmadan.
Senin ezeliliğin benim sonradanlığımın tecellisi,
benim sonradanlığım senin ezeliliğinim tecellisi.
Bana verdiğin bu nimetlerin,
güzelliklerin sırları için şükrederim.
Şu topluluk senin kullarındır.
Dinlerine olan sadakattan dolayı
beni öldürmek için toplanmışlar.
Onları affet.
Bana açtığın sırları onlara da açsaydın
bunlar başıma gelmezdi.
Rengi dahi değişmeden şehid oldu
Ve
son sözleri:
“Tek olan Allah’a kendi kendini birlemek yeter
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
|