Din kolaydır, inanın yaşamakta zorlanıyoruz
Allah Teâlâ dini zorlaştıranların aklını başından alır. Adamın aklı başından gidince takva, vera, zühd, ihtiyat, tedbir adı altında yeni şeyler ve bidatler ihdas eder.
Mesela karı koca arasında cima elbisesi ihdas eder. Bununla yetinmez cima esnasında kocasının yerine başkasını, karısının yerine başkasını hayal etmesini ihdas eder. Buna bir de dini kılıf uydurur. Çocuğun salih olması için bu güzeldir der.
Mesela dini, şekilden ve kalıptan ibaret görmeye başlar. Öyle ki, şeklini beğenmediği kişinin imanını dahi beğenmez.
Mesela namaz kılma gibi, oruç tutma gibi, Kur'an okuma gibi, ilim öğrenme gibi, sünnetle sabit dua ve zikirler gibi şeyleri bırakır aslı astarı olmayan ya da olsa bile delili olmayan ibadetler ihdas eder. Sonra bununla da yetinmez, bunu yapanlara kabir kurtuluşu, ahiret kurtuluşu vaat eder...
Din kolaydır. İnanın yaşamakta zorlanıyoruz. Biri diyor sakalın yok, seni ehli sünnet değilsin. Biri diyor pantolon giyiyorsun, sen bidat ehlisin. Biri diyor pantolon paçaların uzun, sen şusun, biri diyor sen ölülerin dirilere fayda vermediğine inanıyorsun, Vahhabisin. Biri diyor hele söyle bakalım vesile ne demektir? Ağzımdan laf alıp etiket yapıştıracak. Ne kadar basit mevzular değil mi?
Sanki ölünce Allah, benim amellerime değil de pantolon parçama bakacak? Haşa!
Ya da sarığıma!
Bu din sizlerden çok çekti. Dinin kimden çok çektiğini öğrenmenin en iyi yolu Hazreti Peygamberin hayatını ve davet metodunu okumaktır. Onun davetini ve hayatını bilmeyen kişiler yeni bir din ihdas ettiler.
Eğer bir yerde Resulullah'tan çok, bir hocanın, bir şeyhin, bir akademisyenin adı geçiyorsa, onun sözleri ve hayat tarzı, düşünce ve dünyaya bakışı model olarak sunuluyorsa orada Resulullahsız bir islam modeli vardır.
Oranın baştan aşağı her şeyi bidattir, hurafedir.
|