Şimdi şöyle bakınca herkes her şeyi çok bilme
derdinde. Ve bilen çok ama samimiyet yok.
Teslimiyet yok. Her şeye karşı bir sorgulayıcı
yaklaşım. Niye? Neden böyle? Peygamber yapmış
mı? Kur'anda var mı? Böyle sorgulayanların
hayatlarına bir bakın derim hayatlarının merkezinde
Allah cc ne kadar var? Günde hangisi Allah'ı hakkıyla
zikrediyor? Hangisi namazlarını bütün
meşguliyetlerinin önüne alıyor? Çok bilmek ya da
sorgulamak bu değerleri pekte kazandıramamış gibi.
Üstadımız Mahmud Efendi hz'lerimiz Allah'ın
varlığına yüzlerce delil bulan bir âlime karşı; "benim
Allah'a inancım İçin delile ihtiyacım yok" diyen
Neneyi anlatır ve "Allah'ım bizi koca karı İmanından
ayırma" diye dua eder pek manidar değil mi?
İlim yok, bilgi yok, belki Kitaplar devirmemiş,
sorgulamamış ama "İrfan" yüklü nenem. Ve eskiden
çoğu insanlar da bu irfan ve bu iman varmış. Saçının
bir telini nâmahrem görmemiş, üzerine bir defa gün
doğmamış büyüklerimizde sorgulayan İman mı
vardı? Yoksa teslimiyet mi vardı? Önce bunu
sorgulamali.
Şimdi ise; Sorgulayan gençlik sorgulayan nesil!
Eyvallah ama bir o kadar değerlerinden uzaklaşan bir
nesile kucak açıyoruz. Yok yok;
"Allah'ım sen bizi koca karı İimanından ayırma"...
"Şu son zamanlarda ki herşeyi bilen kimseye
papuç bırakmayan bilgiç insanları gördükçe
âcizane fikrimi beyan ettim."
|