imas Nickli Üyeden Alıntı
ben sana en iyisi kitaptan sahih hadisleri gostereyim,kafama gore konusmayayim....
hah iste bu hadisi ve aciklamasini kitaptan bulup yapacam,hadis buyrulmus ama aciklamasi onemli
once sunu soyliyeyim gizli ilimler ve kenzul havas cevirisi ve uzerine ilavelerden dolayi guvenilecek,kaynak gosterilecek kitaplar degil.....Muâviye b. Hakem’in hattü’r-remli sorması üzerine Resûl-i Ekrem şu cevabı vermiştir:
“Eskiden kum üzerine hat çizen bir nebî vardı. Kimin hattı onunkine uygun düşerse o isabet etmiş sayılır.” (Müslim, Selâm, 121; Ebû Dâvûd, Tıb, 23)
İbn Abbas remilin kâhinler tarafından yapılan bir işlem olduğunu bildirmektedir. (İbnü’l-Esîr, II, 47)
Remilciler bu falın aslının Hz. âdem, İdrîs, Lokman, Yeremya, İşaya ve Daniel peygamberlere dayandığını söylemekte, dolayısıyla câiz olduğunu iddia etmektedir. Onlara göre bu iddialarına delil gösterdikleri yukarıdaki hadiste sözü edilen nebî İdrîs Peygamber, hattü’r-reml de onun mucizesidir.
Taşköprizâde, Kâtib Çelebi ve Sıddîk Hasan Han, anılan hadisin zahirî manasından remil yoluyla bazı bilgiler edinilebileceği anlaşılsa da aslında hadiste bunun kastedilmediğini, zira peygamberler dışında kimsenin mûcize gösteremeyeceğini, “kimin hattı onunkine uygun düşerse” ifadesinin de bunun imkansızlığını ortaya koyduğunu belirtmiştir. (Taşköprü-Zâde, Mıftahu's-Saade, Beyrut 1985, I, 336)
İbn Haldun da bu hadisin hattü’r-remlin meşruiyetine hiçbir şekilde delil olamayacağını, çünkü anlaşıldığına göre kendisinden söz edilen nebîye hat çizdiği sırada vahiy geldiğini, hadiste de o kişinin hattının vahiyle teyit edilmiş olacağından isabetli sayılacağının ifade edildiği söylenmekte, ayrıca o nebînin bunu ümmetine tebliğ etmediği, kendine ait bir husus olduğu bildirilmektedir. (Muķaddime, I, 426-427)
Kur'an-ı Kerîm’e göre gaybı bilmek Allah’a ve O’nun bildirdiği peygamberlere mahsustur. (Âl-i İmrân 3/179; el-Cin 72/ 26)
Dolayısıyla kesbî olarak gaybın bilinmesi mümkün değildir.
Her ne kadar bazı peygamberler, Allah'ın kendilerine verdiği ledünnî bir ilimle veya Allah'tan aldığı bir emirle kumlar üzerine çizdiği bir takım çizgilerden istikbale dair bazı hadiselerin vukuunu keşfederlermiş ise de daha sonraki insanların çizecekleri çizgilerin onun çizgilerine uygun düşeceği kesin olarak bilinmediğinden bu iş diğer insanlara yasaklanmıştır.
Bu bakımdan metinde geçen, "her kim çizgisini onun çizgisine uygun düşürürse" cümlesini, "bazı kimselerin çizgisi o peygamberin çizgisine uy*gun düşebilir" şeklinde anlamak gerekir. "Onun çizgisine isabet eden kim*seye bu hareketi yapmak caiz olur" şeklinde anlamak doğru değildir.
Sahih olan görüşe göre bu ifadenin manası şöyledir:
Kimin çizgisi o peygamberin çizgisine muvafık düşerse o çizgiyi çizmek mubahtır. Lakin muvafık düşüp düşmeyeceğini yüzde yüz bilmeye bizim için imkan yoktur. Bu nedenle remil bize mubah değil haramdır.
Hz. Peygamber Efendimiz (asm)'in doğrudan doğruya "Remilcilik haramdır" demeyip, "Her kim çizgisini onun çizgisine muvafık düşürürse, o kimse gerçeğe isabet etmiş olur." buyurması, remille meşgul olan peygamberlerin bu hükme dahil olduğu anlaşılmasın diyedir.
|