Büyü, insanoğlu tarihinin büyük sayfalarını ihtiva etmektedir. En sade insandan, krallar ve yöneticilere kadar birçokları tarafından alaka görmüştür. Ülkeler büyü ile idare edilmek istenmiş, savaş kararları büyücü ve falcılarla istişare edilerek. İnsanoğlunun gizem merakı ve geleceği bilme isteği felaketleri beraberinde getirerek zelil bir son yaşamalarına sebep olmuştur. Hiçbir dönemde büyücü ve falcılar hüküm sahibi olamamış veya nüfuzları geniş olmamıştır. Tarihte hiç böyle bir misal yoktur. Bilakis Allah’ın gazabının altında ezilerek zelil ve rezil bir hayat sürmüşlerdir. Hep filmlerde, masallarda, hikâyelerde çizilen büyücü ve falcı tiplemelerinin çirkin, ürkütücü yani fiziksel olarak insanların bakmaya çekinecekleri bir görünüşte olmaları bu bilişsel bilinçaltından kaynaklanmaktadır. Geçmişten günümüze gelen bilinç bize; büyücünün fiziksel görünüşü gibi büyü ve fal işlerinin çirkinliğini göstermektedir. Tüm bunlara rağmen gizli köşelerde, kuytularda bu kültür devam edegelmiştir. Şeytanın bir oyunu olan büyü, insanlar tarafından rağbet görmeye devam etmektedir. Bu kişiler rahmetten gazaba doğru seve seve koşmaya devam ediyorlar…
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|