Cehl-i mutlak da (asıl cehalet) ancak Zat-ı Sübhani’nin (Allahü Teala nın zatı) marifet (bilinmesi)ile ortadan kalkar.
Hakk yolcusu Hakk Teala’yı yine Hakk’ın vasıtasız olarak öğrettiği ilim (ilm-i ledün) ile bilir.Hızır gibi Hakk’ın verdiği marifetle tanır.Hakk’ın verdiği yardım ve tevfik ile ibadet eder duruma gelir.
Ve o zaman bu şerefli dereceye kavuşan bir kul Kudsi ruhları müşahede eder.Nebisi Muhammed aleyhisselamı tanır.Sonra enbiyanın hepsi ile tek tek tanışarak konuşur.ve onlar tarafından ebedi vuslatla (Hakk’a kavuşmakla) müjdelenir.Nitekim ayet-, kerimdede
“Ne güzel arkadaştır onlar.†(Nisa:69) buyurulması da duruma işaret eder.
Bu ilme ulaşamayan bir alim gerçekte alim sayılmaz yüzlerce kitab okusa da ruhlar alemine ulaşamaz.Zahiri ilimleri ile cismani amelleri (beden ibadetler) sayesinde kazancı ancak cennettir.
Cennette ise sadece (ilahi)sıfatların tecellisinden (aynada olduğu gibi)yansımalar görebilir.
Şu halde sadece zahiri ilimlerle alim olan bir kul Kudsi mahremiyete kurbet (yakınlık) haremine ulaşamaz.
Çünkü burası uçmak suretiyle varılabilecek bri alemdir.O ise tek kanatlıdır.
Halbu ki bu mahremiyette ulaşmak için zahir ve batın ilimleri kazanıp o bilgilerile amel ederek kuş misali iki kanatla uçmak gerekir.
Nitekim hadis-i kudside şöyle buyuruluyor:
“Ey kulum mahremiyetime ulaşmak istersen mülk ve melekut ve ceberut tan hiçbirine iltifat etme çünkü mülk alimlerin şeytanı melekut ariflerin şeytanı ceberut da vakıfların şeytanıdır.Bunlardan birine takılıp kalan Allah indinde kovulmuştur.â€(matrüd indallah)
Burada matrud (kovulmuş) olmak kurbetten (yakınlıktan)kavulmuş demektir.Yoksa cennet derecelerinden tard edilmiş yani kovulmuş kazanmış olduğu dereceleri kaybetmiş demek değildir.
Onlar yakınlığı isterler fakat ulaşamazlar Çünkü istenmeyecek şeyi istemişlerdir. Tek kanatlı kalmışlardır.
Kurbiyyet (yakınlık)ise ona ehliyet kazananların (kamil marifet sahiblerinin)hakkıdır.Orada gözlerin görmediği kulakların duymadığı insan aklına gelmeyen nimetler vardır.
Orası yakınlı cennetidir.Orada huriler köşkler saraylar bal süt yok insana yakışan kendi haddini bilmesi hakkından fazlasını nefsi için istememesidir.Hazret-i Ali kerem Allahu veche demiştir ki:
“Allahü Teala kadrini bilmiş haddini aşmamış diline sahip olmuş ömrünü boşa geçirmemiş olan kişiye rahmet eder.â€
Gerçek manada ilmi bir seviyeye ulaşmış olan alime yaraşan ve yakışanın “tıfl-ı maniaâ€(manaların çocuğu) diye adlandırılan insan hakikatini anlamasıdır.
Böylece tevhidi isimlere zikredip bağlanarak gelişir ve “cismani alem†denilen madde aleminden ruhaniyyet alemine geçebilir.
Ruhaniyyet alemi sır alemidir.Orada Allahü Teala’dan başkası olmaz.Bu alem sonu sınırı olmayan bir çöl gibidir.â€tıfl el-meani†bu nurani çölde uçar.
Orada akıllara durgunluk veren ilginç acaib olaylar müşahedelerle tanışır görür.Fakat gördüklerini anlatamaz kimseye duyuramaz.Çünkü adı üstünde sırlar alemidir.Bu makam muvahhidlerin vahdet denizinde varlıklarından geçip fena (yok) olanların makamıdır.
__________________
Ölüm, seni arar oldum
nerdesin!
|