ERİK
Hassası, şeftalininkine yakındır. Bundan da yukarıda söz edilmişti.
BOĞA YAPRAĞI TOHUMU
Dizanteri ve bağırsak ağrısına iyi gelir. Susuzluğu kandırır. Yumuşaklık verir. Yağda kızarmışı ishali önler. Sağlamlardan başkaları kullanmamalıdırlar.
BESBAYE, DÜĞÜN ÇİÇEĞİ
Sevda ve balgamı sürer. Lavman, fitil ve pişirilerek kullanılır.
TAZE HURMA VE HURMA KORULUĞU
Mideyi tabaklarcasına düzeltirler. İbni Mace, Peygamber (s.a.v.)in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
“Taze hurmayı kuru hurma ile birlikte yiyin. O zaman şeytan der: Şu insanoğluna bakın, eski ile yeniyi bir arada yer.”
Bir rivayette de: “Şeytan üzülür” dniyor. Aynı hadisi Neseî de rivayet etmiş ve münker nevinden olduğunu söylemiştir.
SOĞAN
Soğan yemek, su değişikliğine iyi gelir, iştahı açar, şehveti arttırır, balgamı keser. İlaç içtikten sonra soğan koklanırsa kusmayı önler. Soğan etle yenirse etin kokusunu izale eder.
Muaviye (r.a.), ziyaretine gelen bir heyete verdiği ziyafette onlara soğan da getirtti ve: “Soğandan yiyin; zira bir kimse yabancı bir diyarda soğan yerse oranın suyu ona zarar vermez.” Dedi.
Soğanın zararları ise, baş ağrısı yapması ve gözün önünü karartmasıdır. Çoğu aklı bozar. Çiği bu hususta daha da zararlıdır.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:
“Soğan ve sarımsak yiyenler mescidimize yaklaşmasınlar. Çünkü insanlara eziyet veren şeyler meleklere de eziyet verir.” (Buhari)
Ancak bu kerahat tahrimi değil tenzihidir.
TÜKRÜK
Oruçlu bir insan akrebin üzerine tükürürse akrebin öleceği söylenir.
KAVUN, KARPUZ
Karpuz rutubet, kavun hararet verir. Abdelî, Abdullah kavunu demektir. Çok şirin olduğu için çok hararet verir. Kavun da karpuz da içeriyi temizler, idrarı boşalttırır. Çabuk hazmolur. Kavunla veya çekirdeği ile yüz oğuşturulursa lekelerini alır. Bunlar böbrek ve mesane taşlarını eritir. Midede hangi özsu varsa kendi de ona dönüşür. Etin içine kavun kabuğu konursa daha iyi pişmesini sağlar.
Karpuz yiyen ille arkasından yemek yemelidir. Böyle yapmazsa gözleri kararır, çoğu zaman da kusar. Midede bozulduğu zaman çıkarılmalıdır. Aksi halde insanı fena halde zehirler. Ateşi olanlar karpuzun arkasından sirkeli bal şerbeti, üşütenlerse zencefil içmelidirler.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)den şöyle rivayet edilmiştir:
“Peygamberimiz (s.a.v.) karpuzu taze hurma ile yerlerdi ve bu ikisi birbirini nötür hale getirir” derlerdi. (Ebu Davud, Tirmizi)
“Peygamberimiz meyveler içinde üzümle karpuzu severlerdi.”
Ebu Müshir el-Ğassânî diyor ki: Babam karpuz aldığı zaman “Çizgilerini say; tek çıkarsa lezzetli olması daha muhtemeldir.” Derdi.
İbni Abbas’dan: “Kavun (karpuz) hem yiyecek hem içecek hem de kokudur. Mesaneyi yıkar, karnı temizler, meniyi çoğaltır, cimaya yardım eder, cildi güzelleştirir ve mide bozulmasını önler.”
Kavunda da bu özelliklerin bulunduğunda şüphe yoktur. Tam acıkmadan yenmemelidir.
|