Kul hakkıyla gitmeyecektik oysa!
Avuç içi kadar yürekleri temiz tutmaya mı gücümüz yetmedi?
Yoksa yaşayabilmek için kirlenmek mi gerekti bilemedik!
Peki ya günah neydi, yürekte onca yara, yokluk ve cehennem barındırıyorken, taşıyabiliyorken belin bükülürken bile gülümseyebiliyorken hayata inat! Günah neydi?
Elin uzandığı, dilin yaraladığı, tenin dokunduğu, aklının sakladığı....
Günah yüreğinden geçendi, günah ateşi en çok seni yakan kendi büyüttüğün cehennemindi.
Günah kendine olan öfkeni Rabbin bilirken, O'ndan saklayabileceğini sanarak aynaya bakmadığın ama bir başkasında kınadığın şeydi!
Kul hakkıyla gitmeyecektik oysa; herkes bir vebal taşıyor boynunda...
