Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 04.03.21, 16:07
Ayhanhoca Ayhanhoca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 20.11.19
Bulunduğu yer: aydın
Mesajlar: 178
Forum Puanı: 2527
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart İbadette kadınlara getirilen kolaylıklar

İbadette kadınlara getirilen kolaylıklar

İslamî emir ve yasaklarda erkekle kadın arasında önemli bir ayrılık olmamakla beraber kimi ibadetlerde ya da ibadetin yapılış şeklinde bedenlerinin latif yaratılmalarından dolayı kadınlara bazı kolaylıklar tanımıştır. Bunları namaz, oruç, hac, zekat ve cihad gibi ibadetler üzerinde belirlemeye çalışacağız.

1- Namaz:
Erkeklere farz olan cumâ, bayram ve cenâze namazları kadınlara farz değildir. Erkelerin namazlarını cemaatle kılmaları teşvik edilmişken kadınlara evlerinde kılmaları faziletli kılınmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde:
"Kadının namazını evinde kılması dışarıda kılmasından daha faziletlidir. İç odasında kılması da evin diğer kısımlarında kılmasından daha faziletlidir." (Ebü Davud, Salat, 53,199.)
"Kadınların en hayırlısı, mescidi, evlerinin içi olandır." (A.b. Hanbel, VI, 297, 301) buyurmaktadırlar.
Erkeklere sünnet olan namaz için ezân ve kâmet okuma mecbûriyeti kadınlara yoktur. Erkek her türlü durumda namazla mükellef iken kadın, ay hâlinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz. Bu günlere rastlayan namazlar, kılınmış hükmünde olup iâdesi gerekmez. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, Fâtıma bint-i Ebî Hubeyş’e hitâben:
"Hayız gördüğün zaman namazı bırak!" (Buhârî, Hayz, 19.) buyurmuşlardır.
Gusül esnasında saçları uzun kadınların peliklerini söküp sarkan saçlarını yıkamaları gerekmez. Suyun saç diplerine, yani başın deri kısmına ulaşması yeterlidir. ( Müslim, Hayz, 58; Ebu Davud, Tahare, 120)
Kadınlar, başlangıç tekbirini alırken ellerini, parmak uçları omuz hizasına gelecek kadar kaldırır ve ellerini göğüsleri üstüne bağlarlar. Bu durum, onların daha iyi örtünmelerine yardımcı olur.
Ruküda, kadınlar erkekler gibi çok eğilmeyip, yay gibi eğilerek ellerini oylukları üzerine koymakla yetinirler. Secde aralarında veya birinci ya da son oturuşlarda, sağ ayaklarının parmakları üzerine durma zorluğuna rağmen, kadınlar sol ayaklarını sağ yanlarına yatık tutarak yere otururlar. Bu durum, onların daha iyi örtünmesine yardımcı olur.
erkeklerin cemaat oluşturmaları teşvik edilmişken kadınların yalnız başına cemaat oluşturup namaz kılmaları mekruh sayılmıştır. Cenaze namazı kılabilecek erkek bulunduktan sonra kadınlara da farzı kifayedir. Kadın ay halinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz. Bu günlere rastlayan namazlardan muaftırlar.

2- Oruç:
Kadınlar hayız ve nifas halinde bulunduklarında oruç tutmazlar sonra ifakat bulduklarında kaza ederler. Ayrıca ramazanda gebe veya emzikli olan kadınların kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları halinde oruç tutmamalarına müsaade vardır. Daha sonra bunları kaza ederler. Hadis-i Şerif te: "ALLAHü Teala yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır; gebe veya emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır." (Nesaî, Sıyam, 50, 51, 62)
Hz. Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Biz Rasulullah devrinde adet görüyorduk. Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk." (Buharî, Hayz, 20; Ebu Davud, Tahare, 104.)
Erkekler kefaret oruçlarını aralıksız tutmakla yükümlü iken, kadınlar aybaşı veya lohusalık durumu olsa, orucu keser ve temizlendiği günden itibaren, kalan günleri tamamlar. Erkeklerin itikaflarını mescidlerde geçirmeleri gerekirken kadınların itikafı kendi evlerinde mescid edinecekleri bir odada olur. Onların evlerindeki ibadeti daha faziletli olduğu gibi, evde itikatları da daha faziletlidir.
Ayrıca kadınların adet ağrılarından dolayı Kur'an-ı Kerîm okuyamazlar ve eşlerinin hakkı olan cinsel ilişkiden de izinli sayılırlar.

3) Hac:
Hac, şartlarını taşıyan erkek ve kadın mü'minlere farz olmakla beraber kadınlara bi,r diğer kolaylık tanınmıştır. Onlar beden sağlığı, maddi güç ve yol güvenliği yanında, yol arkadaşının bulunması, boşanma veya ölüm iddetlisi olmaması da gereklidir. Bu son şartları taşımayan kadına hac farz olmaz. Hadislerde şöyle buyurulmuştur: "Kadın, yanında mahremi bulunmadıkça üç günden fazla yolculuk yapamaz." (Müslim, Hacc, 413-424)
Bu duruma göre, zengin olmak ve diğer şartları bulunmakla birlikte, yanında koca, oğul, torun, kardeş, baba, dede, süt oğul, süt kardeş ve kayın peder gibi sürekli evlenme yasağı olan mahrem bir hısımı bulunmayan kadına hac, bu şartın gerçekleşeceği yıla kadar farz olmaz. Şafiî ve Malikilere göre ise kadın, güvenilir kadın arkadaşları ile birlikte hac farizasını ifa edebilir
İslam yaşlı olan kocası ölen veya kocasından yeni boşanmış bulunan bir kadını içinde bulunduğu ruh halinden dolayı şartları uygun olsa bile o yıl hac ibadeti ile yükümlü tutmamıştır. Çünkü iddetin yerini değiştirmek mümkün olmamakla birlikte haccın daha sonraki bir yılda ifası mümkündür.
Yine hayızlı kadın hasta ve sıkıntılı olduğu için izdiham oluşturan bayram gününde yapılan tavafı o günlerde yapmaktan da muaftırlar. Farz olan tavaflarını bayram günlerinde sonra tenha bir zamanda yaparlar.
Hadiste şöyle buyurulur: "Hayızlı veya nifaslı kadınlar boy abdesti alır, ihrama girer ve Beytullah'ı tavaf dışında haccın bütün menasikini ifa ederler. (Tirmizî, Hac, 98; Ebu Davud, Menasik, 9; A. b. Hanbel, l, 364.)
Hac veya umre için mikatta ihrama giren kadınlar, giysilerini çıkarmazlar, erkeklerde olduğu gibi baş ve ayaklarını açık bulundurmazlar. Yalnız yüzleri açık bulunur, telbiye (lebbeyk duası) yaparken seslerini yükseltmezler.
Erkeklere, sa'y'dan (Safa ile Merve arasında yapılan gidiş-geliş) önce yapılan tavafın ilk üç turunda (şavt) remel (omuzları silkerek çalımlı yürüme) yapması ve sa'y sırasında iki yeşil direk arasında koşarak yürümesi sünnetken kadınlar bu durumdanda muaftırlar. Kadın ihramda üç konuda erkekten ayrılır. Dikişli elbise giymek, mest giymek ve başını örtmek.
4- Zekat:
Zekat yükümlülüğünde erkelerde havaici asliye hesap edilirken kadının geçim harcamaları kocasının üzerine vacip olduğu için, evli kadın için borçlarına karşılık tutma dışında temel ihtiyaç olarak yedek ayırmak gerekmez. Evli kadına ait altın, gümüş, nakit para veya ticaret malı, nisap (96 gram altın veya bunun karşılığı kadar, nakit para veya ticaret malı miktarına ulaşırsa ve üzerinden de bir yıl geçmiş olursa kadın zekat yükümlüsü olur.
Bekar veya dul bayanlar ise erkekler gibi temel ihtiyaçları için yukarıda belirttiğimiz yedek akçe ayırma hakkına sahiptir. Hesap üzerinde zekat dışı bırakılan miktar ayrıldıktan sonra geride nisap miktarına ulaşan altın, gümüş, nakit para vb. olur ve üzerinden de bir yıl geçmiş bulunursa kadın zekat yükümlüsü olur.
5- Cihad:
Cihad, düşmanla savaş çok sert bir mücadeleyi kapsadığı; ölüm, yaralanma, esirlik savaşların olağan sonucu bulunduğu için erkekler savaşla mükellefken kadınlarının ırz ve şereflerinin tehlikeye düşmesi ihtimalinden dolayı savaşmaktan da muaftırlar. Cihadın çok büyük ecir kazandırdığını Allah Rasulünden öğrenen kadınlar, erkekler gibi cihada katılamayışlarına üzülmüşler ve kendileri için cihadın yerini tutabilecek bir amelin olup olmadığını sormuşlardır. Hz. Peygamber bunun üzerine onlara; kadınların cihadının hac ve umre olduğunu" bildirmiştir. Yani hac veya umre ziyareti yapan hanımların düşmanla cihada katılmış gibi ecir kazanacaklarını haber vermiştir.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148