Nefis Terbiyesinde dördüncü Basamak -Nefs-i Mutmainne-
Doyuma, huzura, rahata kavuşmuş nefistir.
Nefs-i mutmainne, ُEy itmi’nâna eren
nefis”ayetinde zikredilen nefistir. Bu hitaba mazhar
olmuş nefis, herşeyden emin olmuştur. Allah’a doğru giden
bu nefis sahibinin kalbi, tam ve gerçek bir inanışa sahiptir.
Şeriatın bazı sırlarını elde etmiş, cömertlik, doğruluk,
yumuşak gönüllülük, güler yüzlülük, tatlı dillilik gibi güzel
sıfatları kazanmıştır.
İbn Abbas, “Ey itmi’nana eren nefis” ayetini “Ey
doğrulayıp tasdik etmiş nefis!” biçiminde tefsir etmektedir. Diğer bir ifadeyle arzulardan tamamen
kurtulup, onları sanki yapmış ve yaşamış gibi tatmin olmuş
bedensel bağların etkisini yok etmiş ve yüce ilkelerle
iletişim kurmaktan doğan tatmin olma aşamasına ulaşmış
nefistir.
İtaatlere devam etmekle tatmin olmuş olan nefis artık
ne itaatleri terk, ne de günah işlemek için bir meyil
duymaz.Üzerindeki nurlu perdeler, nefs-i mülhimeye
göre daha fazladır ve kötü sıfatlardan sıyrılmış, güzel
ahlâkla ahlâklanmıştır.
Mutmainlik, aklı tam, imanı güçlü, bilgisi sağlam,
zikri saf ve hakikati sabit olan bir kulun yüce halidir. Kulun
kalbi Mevlâ’sında sükûn bulursa, onda itmi’nâna erer.
Kulun herşeyle dostluğu güçlü olursa, hali de kuvvetli olur.”
Gerçek mutmainlik ise ancak Allah’ı anmakla mümkün olur.
Bu, Kur’an-Kerim’de “Bunlar, iman edenler ve gönülleri
Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalplerancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”ayetiyle ifade olunur.
Nefs-i mutmainne’nin makamı sır; alâmetleri ise,
cömertlik, tevekkül, kendini küçük görme, gam, ibadet,
şükür, rıza ve ihsandır. Ayrıca fakr, sabır, adalet, insaf,
yakîn, sözünde durmak, yumuşak huylulukta vardır.
Nefs-i mutmainne’nin seyri, anillah’tır.Âlemi,
Muhammedî hakikattir. Mahalli, sır; hâli, sâdık bir tatmin
hâlidir. Kendisine gelen mana, şeriat sırlarıdır.Nefs-i
mutmainne sahibi sâlike, “Hayy” ismi telkin edilir. Kelime-i
Tevhid’e “Lâ mevcûde illallâh” (Allah’tan başka hiçbir
varlık yoktur)” manasını verir.
|