Vesveseden kurtulmak için elbette çok güzel dualar da vardır amma vesvesenin en büyük çaresi kişinin kendi nazarında bitiyor.
Kuran’ın hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur’da bunun nasıl olacağını bize öğretmiştir.
Belki bilirsiniz bilmiyorsanız da benden duyun bu risaledeki anlatılmakta bilgilerin son zamanlarda bilimin ulaştığı hakikatlerdir. Bunu bizzat şimdi ünlü olan psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan söylüyor
---------- Post added 02.04.21 at 20:28 ----------
Birinci Vecih - Birinci Yara:
Şeytan evvelâ şübheyi kalbe atar. Eğer kalb kabul etmezse, şübheden şetme döner. Hayale karşı şetme benzer bazı pis hatıraları ve münafî-i edeb çirkin halleri tasvir eder. Kalbe "Eyvah" dedirtir, ye'se düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki; kalbi, Rabbine karşı sû'-i edebde bulunuyor. Müdhiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister. Bu yaranın merhemi budur:
Bak ey bîçare vesveseli adam! Telaş etme. Çünki senin hatırına gelen şetm değil, belki tahayyüldür. Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetm dahi, şetm değildir. Zira mantıkça tahayyül, hüküm
değildir. Şetm ise, hükümdür. Hem bununla beraber o çirkin sözler, senin kalbinin sözleri değil. Çünki senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır. Çünki hükümsüz bir tahayyülü hakikat tevehhüm eder. Hem şeytanın işini kendi kalbine mal eder. Onun sözünü, ondan zanneder. Zarar anlar, zarara düşer. Zâten şeytanın da istediği odur.
Sözler - 274
|