Diğerinden Enerji Absorbsiyonu
Dr. Peter Gariaev DNA nın bir sünger gibi hareket ettiğini ve fotonları emdiğini gözlemlemişti.
Bielefeld Üniversitesi, Almanya' da gerçekleştirilen bir diğer ilginç çalışma da bitkilerin diğer bitkilerden enerji absorbe ettiğini göstermekte.
Bu çalışmanın sonuçlarını izleyen bir doktor ve terapist olan Olivia Bader-Lee da bu gibi keşiflerin (Eski kültürlerin uzun zamandır belirttiği üzere) insanların birbirlerine bitkiler gibi enerji göndererek şifa verdiklerini ispatlayacağını öne sürüyor.
Bir şifacı olan Dr. Oliva Bader Lee' ye göre
bu durum neden bazı insanların farklı enerji ve duyguların birbirine karıştığı
bir grup içerisinde kendisini rahat hissetmediğini de açıklayabilir.
Eski bilgilerse bitkilerden, hayvanlardan, insanlardan,
gezegenden ve gezegen dışından gelen enerjileri
auramız aracılığıyla özümsediğimizi
hatta bu amaçla yapılan psişik saldırıların
aurada
dolayısı ile fiziksel bedenimizde de
olumsuz etkileri olduğunu söylüyor.
Bizler bireysel enerji alanımızla birbiriyle girişim yapmakta
ve böylece etki alıp etki vermekteyiz.
Üstelik fiziksel bedenlerimizin olduğundan çok daha fazla
bir iletişim halinden söz ediliyor.
Yine nesnelerin yakılarak enerjisinin serbest bırakıldığı uygulamaları
ya da kuvars kristali gibi kristallerin yaydığı enerjilerden faydalanıldığını biliyoruz
Evrende sürekli maddeden ışınıma bir enerji transferi olduğu açıktır.
Yaşamsal enerjinin gerçek ustalığa ulaşmış
çok az sayıda insan tarafından
bedenin dışına da aktarılabileceğini biliyoruz.
Kesinlikle kontrollü aktarılması gereken bu enerji aktarımına
Çin öğretilerinde Faqi adı veriliyormuş.
Bu aktarıma dair Değerli Cem Şen'in ifadeleri ile;
"Bu enerji, 4 şekilde kullanılabilir:
1. Şifa vermek,
2. Öldürmek ya da zarar vermek (savaş sanatları),
3. Paranormal beceriler geliştirmek,
4. Aydınlanmaya ulaşmamıza yardımcı olacak güçlü bir bilinç haline ulaşmak.
Enerjinin şüphesiz ki en yüksek kullanımı 4. kullanımdır.
Bu kullanımda kaba düzeydeki madde enerjiye,
enerji ise bilince dönüşmektedir.
Taocuların ölümsüzlük olarak adlandırdıkları seviye
burada başlamaktadır.
Ölümsüzlük, bedenin ölmemesi değil,
bilincin bir uyanışa ulaşacak kadar güçlenmesine verilen isimdir.
Geliştirdiğimiz güç ya da anlayış seviyesi ne olursa olsun
bedenin ölmesi engellenemez"
|