Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 27.06.21, 13:39
Bindal Bindal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Acemi
 
Üyelik tarihi: 17.11.18
Bulunduğu yer: Kocaeli
Mesajlar: 1
Forum Puanı: 2788
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Şecere Arapçada sadece ağaç anlamına gelmez. Bugünkü mana ile bir şeyin özü, dna'sı, içyüzü, içeriği, geçmiş ve geleceği anlamına da gelir. Müfredat ta geniş açıklamaları vardır. Oradaki ağaç insanoğlu, meyvesi de kıyamete kadar gelecek insan nesildir. Ayrıca orada geçen sembolik konuşmaların cennetle ilgisi de yoktur. Arapçada cennet, bahçe demektir. Ahiretteki cennet farklı bir şeydir.

1- Cennette günah da işlenmez, sevap da.
2- Cennette yasak da olmaz, yasak işlerde.
3- Cennette şeytanın ve kötülüğün, günahın işi ne?
4- Âdem cennetten kovulmadı, dünyada yaratıldı. Hatta Âdem de, şeytan da cenneti görmedi bile.

Şimdi konuya girelim.

İnsanlar bu dünyada belki milyon yıldır var ve Yaratıcının tebliğine muhatap.

Kur'an, insanlık tarihinin başlangıcına tarih vermez. Oysa bazı hadislerden yola çıkarak benim çıkarımıma göre insanlık tarihi 5 milyon yıl önce başlamış olabilir. Eğer bu tarih doğruysa İslâm 5 milyon yıl önce de vardı.
Gelelim insanlık tarihine ışık tutacak hadislere:

Bir defa Âdem, ilk insan da değildir. Bunu bir kenarda akılda tutalım.

İmâmiyye ve Sufiyye ekolünün âlimlerine göre bizim Kur'andan öğrendiğimiz Adem'den başka Adem'ler de vardır. Kaldı ki Kur'anda 25 yerde geçen Âdem lafzının sadece 2 tanesi insan olan Adem'i kast eder, diğer 23 tanesi "İNSAN TOPLULUĞU" anlamındadır. "Ben-i Âdem" "Adem'i beşer" gibi.

Ruhu'l me'aninin 15 nci faslında şöyle yazar: "Atamız Âdem'den önce daha 30 Âdemin bulunduğuna, her Âdem ile diğer Âdem arasında 1.000 yıl geçtiğine, bunlardan sonra dünyanın 50.000 yıl harap kalıp sonraki 50.000 yılda imar edildiğine, daha sonra atamız Âdemin yaratıldığına dair sayfalar dolusu bilgi verilir.

Devam ediyoruz;

İbn Bâbveyh'in "Kitâbu't Tevhid" inde, nesebi babadan Hz. Ali'ye (r.a.) anneden Hz. Ebubekir'e (r.a.) dayanan Câfer'i es Sâdık (D.699- Ö.768) (k.s.)'tan nakledilen hadiste:

"Sen sanıyorsun ki, Allah sizden başka beşer yaratmamıştır! Vallahi Allah bin kere bin Âdem yaratmıştır ve sizler o Âdemlerin sonuncususunuz." Açıklamalar çok uzundur, kısaca özetlemekle yetindim.

Yine aynı nurlu aileden bir âlim olan Muhammed Bâkır şöyle der: "Atamız (babamız) olan Âdem'den önce bin kere bin, ya da daha fazla Adem geçmiştir bu dünyadan."

Bundan 900 yıl önce yaşamış Şeyhu'l Ekber İbnü'l Arabi hazretleri ise Fütuhat'ı Mekkiyye'sinde şöyle yazar: Bundan 40.000 yıl önce bu dünyada başka Âdemlerin de yaşadığını belirtir. Füsus'ül Hikem isimli eserinde de ayrıca bahseder.

Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurur:

- "Sizden önce bu dünyadan 100.000 Âdem nesli gelip geçmiştir. Siz bunların sonuncususunuz..."

Her neslin 50 yıl ömür aralığı olsa, 5 milyon yıl eder.
Doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

İlk yaratılıştaki şeytan, melek, Âdem ve Allah arasındaki konuşmalar LÂ TAAYYÜN mekânı denilen varlık ve yokluk âlemi arasındaki konuşmalardır ve o sembolik konuşma esnasında ortada ne Âdem vardır, ne şeytan (nefs) vardır, ne de melek vardır aslında.

Yaratıcı ve yaratılan arasında geçen diyalog, sadece yaratılacak olan varlıkların hâl, misyon ve karakterlerinin SEMÂVİ PROLOG şeklinde dışa (geleceğe) aktarılması, misal verilmesidir.

Orada, (bezm-i elest) Âdem dâhil, kıyamete kadar doğacak tüm insanların ruhlarına: "BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM?) diye bir soru soruluyor.

Şimdi dikkat edelim!
Eğer Âdem orada bir günah işlemiş olsaydı ve insan olarak cennette yaratılmış olsaydı, diğerlerine ne oldu peki? Onların da Adem'le birlikte günah işlemesi veya birlikte kovulması gerekmez miydi? Aynı günahı veya benzerini onların da işlemeleri mümkün değil miydi?

BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM sorusunun muhatabı sadece Âdem değil. O zaman diğerleri nerede?

Bundan da anlaşılacağı üzere insan henüz yaratılmadı. Evren de ortada yok. Yani Allah'tan başka kimse yok ve varlık henüz açığa çıkmadı.

Cennette günah işlenir mi?
Allah huzurunda isyan etmek %100 bilgi sahibi olan şeytanın.. ve yine Allah huzurunda %100 bilgi sahibi olan Âdem'in günah işlemek haddine mi düşmüş?

Demek ki o prolog, sadece vücud bulmamış ruhlarla yapıldı ve ruhlar da günah işleyemez.

Yoksa isyan etmek şeytanın (nefsin en aşağı hâli) haddine mi düşerdi?

Ya da Melek; "Sen ne yaptığının farkında mısın?" Kabilinden: "KAN DÖKECEK BİRİNİ Mİ YARATACAKSIN?" diye Yaratıcıyı eleştirmeye cür'et mi edebilirdi?

Veya Yüce Allah'ın: "Ben yeryüzünde bir insan yaratacağım!" Diye meleklere danışmaya, onların fikrini almaya ihtiyacı mı vardı?

Bu diyalog şeklindeki konuşmalar Elest Bezmindeki ilk insandan kıyamette doğacak son insanın henüz bedensel olarak vücut bulmamış ruhlar arasındaki konuşmalardır. Orada Allah'ın varlığına ve birliğine ne şek vardır ne şüphe. Ancak insan ruhu bedenlenme aşamasına geçtiğinde o yokluk âlemindeki geçen konuşmalar unutturulur, hatırlamaz.
Tıpkı anne karnındaki bebeğin, anne karnındaki süreci hatırlayamadığı gibi...

İşte yokluk âlemindeki bu konuşmalar sadece insanın nankör, kan dökücü, hem sevap işlemeye hem günah işlemeye meyilli olduğunu vurgulamak, meleklerinse iradesi olmayan, sadece yaratılış fıtratı özelliklerine uygun hareket edeceği ve bunun dışına çıkma iradesi olmadığı ve şeytanın (nefsin) günaha, yasak olan şeylere meyilli olduğu vurgulanmaktadır.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148