Ayrıca yine Kur'an-ı Kerîm' i okuyoruz; sûreleri ile Arapca olarak namaz kılıyor ibadet ediyoruz. Arapca dili evrende frekansı en yüksek dil; söz konusu Kur'an her ân bir yerlerde okunuyor ve evrenin frekansı Arapça diliyle de tazeleniyor... Hâl böyleyken anlaşılsın diye meâl ve tefsirler de okunuluyor; oysa her meâl ve tefsir farklı anlamlara algılara hitap edebiliyor. Böyle de olunca sözgelimi mezhep doğuşları gibi giderek Kur'an özünden ve amacından taşan hatta insanı ifrat ve tefrite boğan ahireti kurtarayım derken iki dünyasından eden durumlar olabiliyor. Biz bunların neresinde duralım bilelim ögrenelim de Hakk'a nasıl teslim olalım; hani İslâm âlimi de değiliz, kuluz; şaşarız; basit duâlarimız var Allah bilir hâllerimiz...
|