Konu: Ruha Dair
Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 13.08.21, 02:13
Hal Hal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Russian
Mesajlar: 397
Forum Puanı: 4691
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Ruha Dair

Yüce zatlardan nakledildiğine göre ruhlar, bedenlerden önce yaratıldı. Hem de tam üç dört yıl önce. Fakat o âlemde her yıl, bu âlemin bin yılına tekabül ediyordu.
Yüce canlar, bu müddet içinde bedene girmemişlerdi. Sonra hepsini birbirine kattılar, bir safa dizdiler. Derken canların ardından birdenbire bir dünya göründü. Ruhların bir kısmı dünyayı gördü; canı gönülden dünyanın bulunduğu tarafa koşuştular. Yerlerinde kalanlara da sağ taraflarından cennet görünüverdi. Bunlar da cenneti görünce, şaşılacak bir şey ama canlar vererek cehennemden kaçtılar, cennete ulaştılar. Ruhların az bir kısmı yerlerinde kaldı. Onlar hiçbir şeye aldırış etmediler. Ne dünyayı seçtiler ne cenneti ne de cehennemden ürktüler.
Derken Allah'tan hitap geldi:
A coşkun canlar! Burada ne durursunuz? Ne istersiniz hâlâ? Dünyadan da kurtuldunuz, cennetten de. Cehennemden de bir mihnet yok size. Yola çıkmak için hâlâ ne bekliyorsunuz?... Size bizim kapımız gerek.
Ruhlar, bu hitabı duyunca coştular ve,
Yâ rabbi! Sen bize hitap ettin ya, bu bize yeter, canımız feda sana! Ey arşın, ferşin, kürsünün sahibi yüce Allahımız! Bizim ne istediğimizi sen daha iyi bilirsin, bize ne soruyorsun? Biz, ancak seni isteriz. Başka hiçbir şey istemeyiz. Hakka'l-yakîn sensin, gerisi hiç! dediler.
Allah'tan şöyle hitap geldi:
Eğer beni istiyorsanız, çeşit çeşit belâlar istiyorsunuz demektir. Üstünüze mahlûkatın kılları, çöllerin kumları, yağmurların katreleri, ağaçların yaprakları sayısınca, hatta ondan da fazla mihnet ve belâ yağacak. Ateşten dikenler yaratıp da her an yaralı göğüslerinize koyacağım.
Ruhlar, Allah'ın bu hitabını duyunca neşeyle coştular ve,
Canlarımız feda olsun o belâlara. Bize ne dilersen yap, kabulümüz. Senden gelen belâyı canla başla kabul eder, gerekirse ebediyen o belâya katlanırızdiye bağırdılar.
Ey oğul! O'nunla her can arasında bir sır vardır ve her can, kendince bir sırra sahip olduğunu söyler. Fakat O'nun katında bu kapıda sır sahibi yalnızca O'dur. O'ndan başka mârifet sırrını bilen yoktur.
Doğrusu, ruhların bildikleri doğrudur. Ancak bütün bu ruhlar arasında o asıl bir ruhu sever. Öbür ruhlar, o ruhun perdesidir. Hepsi de o bir ruh için yaralanmıştır. Onlar, on sekiz bin âlemi aşsalar yine bir arpa boyu yol gidemezler. Bütün ruhlar aynıdır ama asıl maksat, mârifet ehli olan ruhlardır...
İlahiname
Ferîdüddin Attâr

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148