Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 06.04.16, 23:49
☆HavasHoca HavasHoca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Azerbaycan
Mesajlar: 2,813
Forum Puanı: 6170
Etiketlendiği Mesaj: 253 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kekemelik duası

Allah Resûlü’nün “Allahümme innî eûzubike mine’l hemmi ve’l-hazen – Allah’ım! Tasa, keder ve hüzünden Sana sığınırım.” duası üzerinde durarak konuyu biraz daha açmak istiyorum. Kekemelik duası olarak görülen bu durum, öncelikle, sadece bu duanın değil, bütün duaların hakikatini kavramaya gayret etmenin şart olduğunu ifade etmede yarar var. Yani hangi dua, hangi şekilde, nasıl ve neye karşı okunacaksa bu esasların, hadisleri dikkatle incelemek suretiyle tespit edilmesi gerekir.
Sâniyen, bütün dualarda esas olan teveccühtür. Teveccüh, bir mânâda maddî her şeyi unutarak, sadece ve sadece O’na yönelme ve O’na sığınmayı ifade eder. Bu aynı zamanda bizim için bir moral ve bir takviyedir ki, bununla kuvve-i mâneviyemizi yükseltmiş oluruz; zira biz dua ile her şeye gücü yeten bir Zât’a sığınırız.
Yukarıdaki duanın taalluk ettiği noktalara gelince;
1) İnsanın içinde, tasanın, kederin, hüznün hâkim olması demek, bir anlamda işlerin sarpa sarması demektir. Bu durumda bir insan, mantık ve muhakeme örgüsünü sağlam işletemeyebilir ve çaresizlikten kendini salıverir. Bu ise zaten onun hayatındaki bozuk olan düzenin, daha çok bozulması demektir. İşte bu merhalede insanın “Allah’ım, Sana sığınırım.” diyerek O’na iltica etmesi, bahsedilen badirenin aşılması için atılan ilk adımdır. Zira o, her şeye gücü yeten bir Zât-ı Ecell-i A’lâ’ya sığınmış ve moralini güçlendirme adına önemli bir adım atmış sayılır.
2) Tasa, keder ve hüzne medar olan hususlardan kurtulma çabası, o insanı fiilî duayı da yerine getirmeye sevk eder. Kavlî duayı yapıp, fiilî duayı yapmama, sözle davranış arasında bir tenakuz (çelişki) göstergesidir. Hâlbuki söz ve davranış birbirini tamamlayan ve insanı insan yapan özelliklerin başında gelir. Bir diğer ifade ile insan, sebeplere riayetle bu problemin üstesinden gelmek için duanın çağrıştırmasıyla çok ciddî mesajlar da alır.
3) Duaya esas teşkil eden şey, aslında bir hedef ve bir gaye-i hayaldir. Öyleyse bunun şuurunda olan insan, daha baştan kendini gam, keder, tasa ve hüzne boğacak şeylerin hemen hepsine karşı tavır alır.
Hâsılı, sebeplere riayet ile (fiilî dua), kavlî dua arasında bir çelişkiden ya da bir ayırımdan bahsetmek mümkün değildir. Onlar birbirlerini tamamlayan iki unsur ve bir vâhidin iki yüzünden ibarettir. Onun için meseleyi tek yönlü ele alıp, ifrat ve tefritlere girmenin de bir anlamı yoktur. Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatını doğru anlama ve yorumlama bu türlü ifratlara, tefritlere girmemenin yegâne yoludur.

Allah Resûlü’nün “Allahümme innî eûzubike mine’l hemmi ve’l-hazen – Allah’ım! Tasa, keder ve hüzünden Sana sığınırım.”

__________________
Rabbim! Beni Senin emanetinde, tedbirinde, kolaylaştırmanda ve yönlendirmen altında kıl.🫆
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148