Ecel ve ömür
Mânâ (belli bir anlamı ortaya koymak üzere programlanmıs bilinç) + Enerji (nur /
hayatiyet / prana)
Iste o güç, bizleri dünya planında yasatan, hayat veren bir enerjidir. Bu boyutu
algılamaya, özden gelen bu destek güç varoldugu sürece devam ederiz. Eger madde
beden ve beyin, süptil bedendeki bu hayatiyet enerjisi ile desteklenmezse, yasamlarını
devam ettiremez, demistik. Fakat bu öz enerjinin miktarı, dünya yasamında açıga çıkacak
olan mânâlarla baglantılıdır. Nasıl ki kundalini bir enerji idi, ama bası bos bir enerji
degildi. Programlı, bilinçli, bir mânâ içeren bir enerji idi. Berberinde vehim (varsanma veya
varsayma) melekesi tasıyordu. Iste bunun gibi, yaradılıs sebebimiz olan tüm mânâlar da
beraberinde bir enerji (nur) tasır. Yaradılıs sebebimiz dogrultusunda bu mânâların miktarı
ve hangilerinin açıga çıkacagı bastan belli oldugu için, beraberlerindeki enerjinin toplam
miktarı da bellidir. Zaten bu mânaların toplamının açıga çıkmasına ecel süresi,
beraberindeki enerjinin dünya bedeniyle kullanım süresine ömür süresi denir. Dıssal
yoldan alınan enerjiler de yine bu mânâlar (kader) dogrultusunda öz enerjiye destek
olur. Ömür, bu toplam enerjinin bedenli yasamda kullanım süresidir, demistik. Dünya
yasamında kullanılacak olan bu kozmik enerji toplamının, dogru veya yanlıs kullanılmasına
baglı olarak, kullanım süresinin uzayabilecegini veya kısalabilecegini düsünüyorum.
Ömrün bereketli olması yada ziyan edilmesi kavramları da bu sekilde açıklanır kanımca..
Bunu suna benzetebiliriz:
Bir çamasır makinesi, sürekli çalıstıgında dahi, arıza yapmadan azâmi ne kadar süre
kullanılabilecekse, mühendisler tarafından daha meydana getirilirken bu tespit edilir.
Hatta bu sartlar bilinçli sekilde olusturulur ve makina buna göre dizayn edilir. Eger bu
süre 3 yıl ise, bu süreye garanti verilir, ama daha iyi kullanılırsa 7 yıl makineden arızasız
verim alınabilir, diye belirtilir. Siz artık bu makineyi nasıl kullanırsanız kullanırsınız, buna
karısmazlar. Ister garantisi dolmadan makinenizi bozarsınız, ister 7 yıl dolunca.. Yada
anneannelerimizin yaptıgı gibi dikkatli kullanır ve makineye hiç arıza yaptırmadan 15 yıl
kullanırsınız. Makinenin ömrünü, mühendislerin matematiksel hesap bilgisi, kullanılan
malzeme, isçilik ve kullanma sekli belirler. Bunları ne kadar dikkatli kullanırsanız o kadar
uzun süre yasatırsınız makineyi.. Al sana bir bardak su! Ya bir dikiste içer bitirirsin, yada
taksit taksit ziyan etmeden içip, 24 saat idare edersin, gibi... Bu örnekler üzerinde
düsünerek ömür konusunu anlamaya çalısabiliriz. Bir doktor arkadasımın dedigine göre, insan bedeni dahi bu sekilde çalısırmıs. Örnegin bir
kalbin, bebek daha ana karnındayken olusup atmaya basladıgı ilk anda, kaç kere atacagı
belli imis.. Yani organlarımızın da kullanım süresi var, tıpkı çamasır makinesi gibi.. Simdi,
ya strese girip kalp atıslarını bosa harcarız ve 90 yıl atabilecek kalbimizin, atıs sayısını 45
yılda bitiririz. Yada sakin ve yavas atan bir kalple 90 yıl yasarız! Bos yere dememisler
büyüklerimiz, "nefesler sayılıdır!" diye.. Demek ki kalple birlikte cigerlerimizin nefes alısı
da sayılı.. Birbirine baglıdır zaten tümü.. Beyin orkestra sefidir, digerleri de orkestra
elemanları demistik, önceki bir yazımızda.. Bu enstrümanlardan biri dahi digerlerinden
önce sussa, bu orkestranın yaptıgı müzik dinlenmez, kulak tırmalar.. Demek ki hepsi
birbiriyle uyumlu ve öz enerjileri ile dıstan aldıkları destek toplamını azamî kullanım
süreleri de esittir. O halde bunları uyumlu, ziyan etmeden, verimli sekilde kullanmak
gerekir. Madem ki madde beden elbisesi giyinerek bu boyutu algılıyoruz ve ebedî
hayatın mühendisi olan madde beyni kullanıyoruz ve evrensel gerçeklere uyanmak
sansımız bu planda mümkündür, o halde bu bedenin hayatiyetini saglıklı ve uzun süre
devam ettirmek kârdır.
Aldıgımız dıssal enerjiler de, bedende kullanılan bu öz hayatiyete kader dogrultusunda
katkıda bulunan ekstra takviyedir, demistik. Çamasır makinesine bakım onarım yapmak
gibi... Burada bir noktaya dikkat çekelim. Ecel yaradılısın sebebi olan mânâların tümünün
kuvveden fiile çıkısı ile alakalı oldugu için, bastan belli olan bu sebebin degismesi mümkün
degildir. Dini terminolojide buna ayan-ı sabite denir. Bu sebeple ecel süresi degismez.
Yaradılıs sebebiniz olan mânâlar tümüyle kuvveden fiile çıktıgında, bu boyutta isiniz
bitmistir. Ama beraberindeki enerjinin ziyan edilmemesi ve daha bereketli kullanılması
mümkündür. Yoksa ecel gelmeden ömür bitiverir Allah korusun!
(Sevgimle kalın)
(Kaynak: Hayat ağacı)
__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim..
|