Alıntı:
Hanbey Nickli Üyeden Alıntı
İbn Abbas (r.a.) ebced , cifir ile uğraşan ve müneccimlik yapanlar hakkında şöyle demiştir:
"Kıyamette ALLAH katında hiç bir menfaatleri olmayacaktır." demiştir. (Heysemi-Mecmeu'z-Zevaid: 5/117)
İbn Mesud'tan (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Nice ebced harfleri öğretenler (veya nice Ebu Cad'ın yıldızlarla ilgili harflerini öğretenler) var ki, Kıyamet gününde bunların ALLAH katında bir nasipleri yoktur."
(Taberani, 11/14, Elbani, Daifu'l-Camia: 418)
Ondan da Hamd b. Zencuye şu lafızla rivayet etmiştir:
"Nice yıldızlara bakanlar ve ebced (Ebu Cad'ın) harflerini öğrenenler var ki, onlar için ALLAH katında bir nasip yoktur."
(Taberani, 11/14, Elbani, Daifu'l-Camia: 418)
Böyle de bir şey var. Tevbe edip Allah'a sığınmak uzak durmak lazım. Malum her günahtan Tevbe vardır
|
bu hadislerin asil sebebi ebced ve cifir degil yahudilerin yaptiklari mutesabihlerdir,Hz.pegamber kuran okurkem elif lam mim ile baslayan ayetle islam bictikleri onur meselesindeki mutesabihlerdir....Tabiinlerin büyüklerinden değerli müfessir, Ebu’l-Aliye, onun talebesi, Rabî’ b. Enes, İmamu’l-müfessirin olarak kabul edilen Taberî, açıkça, yirmi dokuz surenin başında yer alan harflerinin bir hikmeti, ebced hesabına göre bazı olaylara işaret etmek olduğunu ifade etmişlerdir(bk. Taberî, I/88-94).
- Kur’an’da Ebced hesabının varlığını kabul eden Ebu’l-Aliye gibi alimlerin görüşlerine yer veren Kadı Beydâvî, onların dayandıkları ebcedle ilgili meşhur hadisi kabul etmiştir. Ancak Hz. Peygamber (a.s.m)’in onlara karşı gösterdiği davranışın, onların söylediklerini kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, aksine onlara karşı gösterdiği tebessümü, onların cehaletine karşı bir tepki olabileceğini vurgulamıştır. Bununla beraber, Kur’an’da ebced hesabının varlığını kabul edenlerin, kabul gerekçelerini şöyle özetlemiştir:
“Her ne kadar ebced hesabı, yabancı kaynaklı ise de fakat Araplar dahil insanlar arasında, o kadar meşhur bir yere sahip olmuştur ki, âdeta, yabancı kökenli olan mişkât, siccîl, kıstas kelimeleri gibi artık Arapçalaşmıştır. Onun için onun göstereceği delâletler, diğer Arapça ifadeler gibi geçerlidir.”(Beydavî Tefsiri; 1/37).
Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi,
“Cafer-i Sadık (ra) ve Muhiddin-i Arabî (ra) gibi esrâr-ı gaybiye ile uğraşan zatlar ve esrar-ı huruf ilmine çalışanlar, bu hesab-ı ebcediyi gaybî bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler."(bk. Sikke-i Tasdik, s.96).
---------- Post added 25.10.21 at 23:15 ----------
Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
bu hadislerin asil sebebi ebced ve cifir degil yahudilerin yaptiklari mutesabihlerdir,Hz.pegamber kuran okurkem elif lam mim ile baslayan ayetle islam bictikleri onur meselesindeki mutesabihlerdir....Tabiinlerin büyüklerinden değerli müfessir, Ebu’l-Aliye, onun talebesi, Rabî’ b. Enes, İmamu’l-müfessirin olarak kabul edilen Taberî, açıkça, yirmi dokuz surenin başında yer alan harflerinin bir hikmeti, ebced hesabına göre bazı olaylara işaret etmek olduğunu ifade etmişlerdir(bk. Taberî, I/88-94).
- Kur’an’da Ebced hesabının varlığını kabul eden Ebu’l-Aliye gibi alimlerin görüşlerine yer veren Kadı Beydâvî, onların dayandıkları ebcedle ilgili meşhur hadisi kabul etmiştir. Ancak Hz. Peygamber (a.s.m)’in onlara karşı gösterdiği davranışın, onların söylediklerini kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, aksine onlara karşı gösterdiği tebessümü, onların cehaletine karşı bir tepki olabileceğini vurgulamıştır. Bununla beraber, Kur’an’da ebced hesabının varlığını kabul edenlerin, kabul gerekçelerini şöyle özetlemiştir:
“Her ne kadar ebced hesabı, yabancı kaynaklı ise de fakat Araplar dahil insanlar arasında, o kadar meşhur bir yere sahip olmuştur ki, âdeta, yabancı kökenli olan mişkât, siccîl, kıstas kelimeleri gibi artık Arapçalaşmıştır. Onun için onun göstereceği delâletler, diğer Arapça ifadeler gibi geçerlidir.”(Beydavî Tefsiri; 1/37).
Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi,
“Cafer-i Sadık (ra) ve Muhiddin-i Arabî (ra) gibi esrâr-ı gaybiye ile uğraşan zatlar ve esrar-ı huruf ilmine çalışanlar, bu hesab-ı ebcediyi gaybî bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler."(bk. Sikke-i Tasdik, s.96).
|
"""onur meselesindeki""" ömür meselesindeki yazacaktim yanliş yazmişim