Aşikare zikrin efdaliyyeti : Açıktan yapılan zikrin üstünlüğü
Allâme Tahavi, Merakul-felah haşiyesinde şöyle der : "Zikrin gizli yapılmasının efdaliyyeti hakkında ihtilaf edilmiştir. Bazıları birçok hadislere dayanarak gizli zikrin efdal olduğunu söylediler. Bu hadislerdeıı biri : "Zikirlerin hayırlısı gizli olanı, rızkın hayırlısı da kifayet edenidir" hadisidir. Aynı zamanda gizlilikte, riyadan uzaklaşmak, ihlas ve icabete kabüle yakınlık vardır, dediler. Diğer bazıları ise : ,"Hayır, âşikâre zikir efdaldir. Bunu da ifade eden pekçok hadisler vardır. Bunlardan biri, yukarda Zübeyr'in rivayet ettiği ve selamdan sonra Resül-i Ekrem'in : "LÂİLÂHE İLLALLAHU VAHDEHÜ LA ŞERİKE LEHÜ-LEHÜL-MÜLKÜ VE LEHÜ'L-HAMDÜ VE HÜVE ALÂ KÜLLİ ŞEY'İN KADİR" demesidir. Aynı zamanda Resül-i Ekrem Mescidde Kur'an okuyan kişinin sesini duyurmasını emrederdi. İbni Ömer (RA)'de Kur'an okutur ve dinlerdi. Bunlar da âşikâre okumanın üstünlüğüne delildir. Çünkü, âşikâre okumak, daha zahmetli aynı zamanda, dikkat ve düşüncede daha itinalı, başkalarına faydası dokunup gafilleri uyarmakta daha önemlidir.
Zikrin âşikâr ve gizli yapılması hususunda birbiri ile muaraza eden hadisler şöyle te'lif edilmiştir : Bu şahısların ve hallerin durumuna göre değişir. Riyâdan ve başkalarını rahatsız etmekten korkanlar için gizli zikir, böyle bir tehlike ve korkusu olmayanlar için âşikâre zikir efdaldır. Fetva kitaplarında : "Allah'ın mescidlerinde O'nun adının anılmasını men edenlerden, onların harap olmasına koşanlardan daha zalim kimdir? (Bakara : 114) âyeti celîlesinin veîdine girmemek için Camilerde yapılan âşikâr zikirlerden men' edilmez demişlerdir. Bezzaziye'de de ifade aynidir. Şa'rânî de "Zâkirin mezkûrî, şâkirin de meşkûri zikrinde şöyle demiştir : «Selef ve halef uleması, münferiden ve toplum halinde mescidlerde zikrin müstehap olmasında ittifak etmişlerdir. Ancak, uyuyan, namaz kılanı veya okuyanı rahatsız ederse o müstesnadır."
İBNİ ABİDİN (Rh.A)'de Meşhûr hâşiyesinde şöyle der : FETEVÂ1 HAYRİYYE 'de der ki, Buhari ile Müslimin rivâyet ettikleri : "Beni toplumda ananı, ben daha iyi bir toplumda anarım" hadisinde, Zikrin âşikâre yapılmasının matlup olduğu anlaşılır.
Bunun karşısında zikrin gizli olması matlup olduğunu bildiren hadisler de vardır. Bunların telifi; Kur'an-ı Kerimin gizli ve âşikâre okunmasında ki telif gibidir. Yani hallerin ve şahısların durumuna göre değişir. Riya ve eziyyet korkusunda, zikrin hayırlısı gizli olanı, bunların dışında ise âşikâr olanı daha makbul olur. Çünkü o daha yorucu ve etrafa daha faydalıdır. Zâkirin kalbini uyarır, aklını başına toplar, uykusunu giderir ve neşesini artırır. Daha geniş bilgi için İbni Abidin'e müracaat et. Devamla İmami Şa'rânî'den naklen Hamevî hâşiyesinde de : "Uyuyan veya kılıp okuyanı rahatsız etmezse âşikâre zikir efdaldır."demiştir.
DİL VE KALBİN ZİKRİ :
Merhum İmam NEVEVİ (Rh.A), zikir, hem kalb ve hem dil ile olur. En iyisi her ikisi ile olandır. Şayet yalnız birine bağlanacaksa ,kalb ile olanı daha makbuldür. Çünkü, Kalbinde kâinâtı yoktan var eden halıkın kudret ve azametini düşünür, aynı zamanda kalb ile olan zikre riya karışmaz. Bununla beraber riya korkusundan sebeb dil ile zikrî terk etmemelidir.
|