Biz acaba hangi azap türünü yaşıyoruz?
Toplumsal Huzursuzluk, Depremle, Selle, Tufanla ve Kuraklıkla Eşdeğer Bir Azaptır!
De ki: “Allah üstünüzden de ayaklarınızın altından da azap göndermeye kadirdir. Veyahut sizleri farklı gruplara bölerek düzeninizi bozar ve sizleri birbirinizle kırdırır. Belki düşünürler diye ayetleri nasıl anlattığımıza bir bak!”
En'am Sûresi 65.
Üstümüzden gelen azaplar, semadan gelen azap türleridir. Yağmurun hiç yağmaması veya çok yağması, kuraklık, sıcaklık, soğukluk vb.
Ayaklarımızın altından gelen azaplar ise topraktan gelen azaplardır. Toprağın verimsiz olması, toprak kaymaları, heyelan, erozyon, obruklar, çökmeler, toprak zehirlenmesi vb.
Bunlar ekolojik azap türleridir.
Bu iki azabın dışında bir de toplumsal azaplar vardır. Allah Teâlâ kimi zaman doğanın ayarını bozarak azap etmez. Bazen toplumun ayarını bozarak azap eder. Toplumu farklı kesimlere, farklı gruplara, farklı ideolojilere, farklı düşüncelere ayırır. Düne kadar aynı düşünen bir millet farklılaşmaya ve kutuplaşmaya başlar.
Kutuplaşma ve tefrika baş gösterince insanlar birbirlerine güvenmez, çekişme başlar, mal, can güvenliği kalmaz ve cinayetler baş gösterir.
Bazen ülke içinde savaşlar ve ayaklanmalar olur.
Gökten yağmurlar yağar, yerden tahıllar çıkar ama toplumda zerre kadar güven olmaz.
İnsanlar bu azap türünün farkında değildir. Kıtlık bir kaç yıl sürer. Selin etkisi bir kaç ayda unutulur ama toplumdaki huzursuzluğun etkisi yıllar sürer.
Biz acaba hangi azap türünü yaşıyoruz?
|