Fetret ehli cennete girermi?
Fetret ehli cennete girermi ?
Cumhur görüşün aksine, bazı alimlere göre, Ömer Nasuhi bilmen bunlardan dır, Resulullahtan sonra bile arzın meçhul bir kıtasında yaşadıkları için kendilerine islam ulaşmayan kimseler de fetret ehli hükmündedir. Şafiî ve Eşari mezhebine bağlı, imam Gazalide bu görüştedir.
İsra suresi 15'den hareketle:
İmam Maturidiye göre bu kişiler üzerine, Allah'ın varlığına (şeriksiz) iman etmek farzdır. Tek bir yaratıcının olduğunu aklen bulmaları gerekmektedir. İbrahim (a.s) gibi..
İmam Eşariye ve Şafiîye göre, peygamber ve elçi gelmeyen hiç kimse (putperest veya müşrik olsun) sorumlu olmaz..
İmam Gazali 3 madde ile açıklama yapıyor:
1) Peygamberin ismini hiç duymamış olanlar, ehli necattır (kurtulmuş) ve mazurdurlar.
[Müşriklerin ehli necat olanları, cehennem ehli olmamalarını gerektirir, bu durumları, hesap ve kitaptan sonra kabahatleri kadar mahşerde azap çekip sonrada hayvanat gibi yok olup toprak olmalarına engel değildir. Yok olacakları görüşü ise imam Rabbani ye (rahmetullahi aleyh) aittir].
2) Bilip, duyup veya müslümanlarla birlikte yaşamış, onlara komşu olanlardan inkar edenler, ehli nâr dır (ateş ehlidir).
3) Yanlış veya eksik işitenler, peygamberin vazifesinin mahiyetini (aslını) bilemeyenler dolayısıyla tahkik etme (araştırma) yolu adeta kapatılmış olanların, necat ehli olmaları ümit edilir.
"Zamanımızdaki haberleşme imkanlarına bakıldığında, insanların fetret ehlinden sayılmaları zordur. Varsada, bunların dış dünyadan tamamen soyutlanmış kimseler olması durumunda fetret ehlinden olmaları ümid edilebilir." Bu görüş, göz ardı edilemeyecek bir görüştür.
Bazı alimlere göre fetret ehlinden olanlar ahirette imtihan edilenler arasında olacakları ve bunlardan bazılarının cehennem ehli olduklarının bu imtihan neticesinden kesinleşeceği haber verilmektedir. Anne karnında meleklere emredilen Said mi Şâkimi yazısına göre bu insanlar bu imtihanı ya kazanacaklar veya kaybedeceklerdir.
Allah teâlâ, Ezelî ilminde bu kişilerin nasıl hareket edeceklerini bilmektedir. O (celle celâluhu), âdil-i mutlaktır !
|