Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 22.03.22, 00:23
Vesaire Vesaire isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 30.06.21
Bulunduğu yer: TR
Mesajlar: 282
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Hatay01 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim 14 yaşında bir oğlum var bana domuz etinin tadını çok merak ettiğini ve birkere de olsa yemek istediğini söyledi ben dinimizce helal olmadığını söyledim ama daha net şeyler söylemem gerektiğini hissettim çünkü sadece haram olduğunu söylemek şimdiki gençlere maalesef yeterli gelmiyor
Daha başka nasıl yönlendirebilirim
Lütfen fikirleri olanlar söylesin nasıl ikna edilebilir
zehirli maddeler: domuz eti çok yağlıdır. yenildiği takdirde, bu yağ kana geçer. böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. kandaki bu fazla miktardaki yağ; atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infarktüsüne sebep olur. ayrıca, domuz yağ içerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddeler mevcuttur. vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için, lenf bezlerinin fazla calismalari icab eder. bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi seklinde kendini gösterir. hasta çocugun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. bu sebeple, bu hastalığa "domuz hastalığı" (skrofuloz) adı verilir. hastalığın ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlanarak şişer. ates yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

fazla miktarda kükürt: domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar. domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen sümüksü bag dokusu alir. bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlıgına tahammül edemeyerek altında ezilir. böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. domuz eti yiyenlerin elleri peltelesir, yağ tabakaları teşekkül eder. mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve hareketsiz olur. bazı futbolcular bu sebeple mesleklerinden olmuşlardır.

asiri büyüme: domuzda büyüme hormonu da çok fazladır. doğduğu zaman birkaçyüz gram olan domuz yavrusu, alti ayda yüz kiloya (!) erişir. bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalıgı sebebiyledir. domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir sekilde büyümesine ve vücudun yağlanmasına sebep olur. büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzlarin belli bir yaştan sonra kansere yakalandıklarını ifade ederler.

deri hastaliklari: domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastalıklarına zemin hazırlar. bu maddeler ayrıca; kan cibani, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplar ve damar iltihaplari gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini artırır. bu sebeple doktorlar, kalb hastalarına domuz eti yememelerini tavsiye ederler.

bir hatira alman hekimi prof. dr. reckeweg "domuz eti ve insan sağlığı" adlı eserinde bir hatırasını şöyle anlatır: "tedavi maksadıyla bir çiftçi ailesinin biraz sapa yörede bulunan ciftligine gitmiştim. babada müzmin antroz (dejeneratif eklem hastaligi) ve kalça eklemi iltihabı vardı. ayrıca karaciğerinden de rahatsızdı. annenin bacaklarında varis ve eziyet verici kaşıntısı olan ekzama vardı. ailenin kızlari ise, kalp yetmezligi ve romatizmadan rahatsiz idi. en saglıklıları görünmesine rağmen ogulları da anjin sonrası kalp yetmezliğinden ve kan cibanindan müsteki idi. evin öbür kizi ise müzmin bronşitten muzdarip idi. ogullarından bir digeri de, "domuz kıllanması" ve müzmin plörite yakalanmış olup, devamlı tekrar eden fistül ifrazatindan rahatsız idi. yukarida sakinlerinin hastalıklarından uzun uzadıya bahsettigim çiftlik evinde muayene sırasında garip bir olaya şahit oldum. ailenin arasinda iri cüsseli bir domuz hic istifini bozmadan asagi dogru sarkan kalın bir ağaç dalına abanarak sırtını kaşıyordu. hastalara "oradaki domuzu görüyormusunuz? onun kaşınmasına ve iltihaplara yol açan maddeleri, etiyle beraber siz de yiyorsunuz. işte bu maddeler, sizdeki hastalıkların yegane sebebidir." dedim. yukarida kendilerinden bahsettiğim, kara ormanlar havalisinde oturan benzeri çiftlik sahiplerinden verdigim nasihati dinleyenler, domuz eti yemekten vazgecerek hastalıklarının çoğundan kurtuldular. şimdi o ciftliklerin etrafındaki otlaklarda islam ülkelerinde oldugu gibi küçük koyun sürüleri yayılıyor."

domuz eti ve trisin: domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de trisin [oku: trischin> hastaligidir. domuzlar bu hastalıgı trisinli fare yemek veya trisinli domuz eti ile beslenmekle alırlar. fakat trisin domuzlarda agir bir hastalik yapmaz. halbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir. domuz etiyle alınan trisin kurtçuklar, mide ve bağırsak yoluyla kana geçer. böylece de, bütün vücuda yayılırlar. trisin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. çiğneme, konuşma ve yutma adelelerinde felçler meydana getirirler. yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. bazi ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır. trisin hastaligi, bilhassa avrupa ülkelerinde yaygındır. sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, isveç, ingiltere ve polonya'da trisin salgınları görülmektedir. yurdumuzdaysa, yerli hristiyanların dışında trisin hastalıgı görülmemistir.

gidalar ve insan mizaci: insan ve hayvanlar, yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalırlar. mesela kedi, köpek, arslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur. bu durumda, insanlar için de geçerlidir. nebati gıdalarla beslenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı olduklari tesbit edilmistir. domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskanclık hissinin zayıfladıgı veya dumura ugradıgı gözlenmistir fransiz filozoflarından savorin de beslenmenin mizac üzerindeki bu tesirine cok önem vererek, "bana ne yedigini söyle, senin ne oldugunu haber vereyim." demiştir."

Rabbim yardımcınız olsun, inşAllah Allah hidayet nasip etsin kardeşimize.Gençler herşeyi sorguluyor, zor zamanlardayız dua etmekten başka birşey de gelmiyor elimizden bazen.Marjinal olmak istiyorlar, herkes gibi olmadıklarını kendilerinin kimsenin düşünmediğini düşünen nadir ve özel olduklarını sanıyorlar. Hepimiz fazlasıyla sıradanız aslında ama bu şuura kavuşmak da zaman alıyor.Belki bu yazılanları bizzat araştırıp doğruluğunu teyit ederse, vazgeçer.Allah tekrar yardımcınız olsun.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147